TÜRKİYE’DE YAPILACAK EN TREND AKTİVİTELER


Eşsiz doğal güzelliklere, köklü bir tarihe ve kendine has bir kültüre sahip olan Türkiye, her yıl milyonlarca turisti kendine çekiyor. Turistlerin büyük bir kısmı güney kıyılarında deniz tatilini tercih etse de, ülkemizin sunduğu turizm aktiviteleri açısından çok daha fazlasına sahip. Türkiye’de yaşıyorsanız veya Türkiye’yi geziyorsanız, gittiğiniz bölgelere göre mutlaka yapmanız gereken, yapmadan dönmemeniz gerekenler vardır. İşte Türkiye’nin dört bir yanında mutlaka yapmanız gereken şeyler…

KIŞ AYLARINDA ÇILDIR GÖLÜ’NDE BALIK TUTMAK

TRANS KAÇKAR YÜRÜYÜŞÜ

NEMRUT’TA GÜN BATIMI YAPMAK

MARDİN SOKAKLARINI GEZMEK

PAMUKKALE’DE ANTİK HAVUZDA YÜZMEK

ÇORUH NEHRİNDE RAFTİNG

LİKYA YOLU YÜRÜYÜŞÜ

FETHİYE’DE BABADAĞ’DAN YAMAÇ PARAŞÜTÜ

EFES ANTİK KENTİNİ GEZMEK

KONYA’DA MEVLANA ZİYARETİ

VAN GÖLÜ’NDE YÜZMEK

KAPADOKYA’DA BALON TURU

KASTAMONU’DA VALLA KANYONU’NU GEÇMEK

AĞRI DAĞI’NIN ZİRVESİNE ÇIKMAK

EGE’DE MAVİ YOLCULUK

İZMİR SELÇUK’TA PARAŞÜT ATLAYIŞI

DOĞU EKSPRESİ İLE ANKARA’DAN KARS’A YOLCULUK

1981’DE DOĞAL KORUMA ALANI İLAN EDİLEN HASANKEYF’İ GÖRMEK

VAN’DA KAHVALTI YAPMAK

İSTANBUL’DA EMİNÖNÜ-ANADOLU KAVAĞI VAPURUNA BİNMEK

BOZCAADA GEZİNTİSİ YAPMAK

ÇEŞME’DE SÖRF YAPMAK

KAŞ’TA DALIŞ YAPMAK

ŞANLIURFA’DA SIRA GECELERİNE KATILMAK

ESKİŞEHİR’İ GEZMEK

GALATA KÖPRÜSÜNDE BALIK TUTMAK

YILDIZ PARKINDA YÜRÜYÜŞ YAPMAK

BURSA’DAKİ MURADİYE KÜLLİYESİNİ GEZMEK

YEMYEŞİL DOĞADA KAÇKARLAR’A TIRMANIŞ

Dakota DC-3 cinsi kargo uçağının batığını görmek için Akdeniz’in derinliklerine dalış



Kaynak: ntv.com.tr

İLKBAHAR MEVSİMİNDE GÖRÜLESİ EN TREND YERLER ||

Ülkemiz, dört mevsimin de güzel yaşandığı bir ülke. Her köşesinde muhteşem güzelliklere sahip ülkemizde çoğu yer sadece yaz aylarında değil, kış ve bahar aylarında da bir harika. Doğası, havası ve Anadolu’nun eşsiz tarihiyle keşfedilecek birçok yer var. Güneşin kendisini iyice hissettirdiği, yazın müjdecisi İlkbahar, gezmek için de harika bir zamandır. Çünkü hem doğanın uyanmasına tanıklık eder hem de ılıman havanın etkisiyle rahat rahat gezmenin keyfini sürebilirsiniz.  Şimdi sizlere görülesi bu güzel yerlerden en çok tercih edilenleri paylaşacağız…




1- ASSOS / ÇANAKKALE

Mitolojik hikayelere konu olmuş tarihi değeriyle dört mevsim bir başka güzel Assos. Bilen bilir bu güzellikleri bilmeyenlerse; hadi düşün yollara buraları keşfetmeye. Baharda bir başka güzeldir; Assos, Yeşilyurt Köyü, Behramkale, Antik Liman.
Assos, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin yaklaşık 17 km güneyindeki Behramkale Köyü’nde yer alan bir antik kent. Antik Çağda Troas diye adlandırılan bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ve yamaçlarında, Midilli adasının karşısında kurulmuştur. En uygun ASSOS Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

2- DATÇA


İnsanın ömrüne ömür, yaşam enerjine enerji katan yerdir, Datça. Muhteşem doğası ve temiz havasının yanında tarihi-kültürel mirası ve mavi suları yazın olduğu kadar ilkbahar gezginlerinin de Türkiye’deki ilk tercihleri arasında yer alıyor. Masmavi göz alıcı güzelliğe sahip denizine en az bizler kadar hayran kalan kişiler arasında dünyaca ünlü isimler de var; Prens Charles, Tom Hanks ve Bill Gates her biri Datça’da mavi tura çıkıp bu sulara hayran olan isimlerden sadece birkaçı.
Türkiye’nin batısındaki en uç noktalarından biri Datça, ilkbaharı yeşeren doğası, papatya, gelincik tarlalarıyla karşılar. Yazın aksine Palamutbükü, Tütünbükü, Mesudiye gibi koylarda hareket yeni başlar. Ancak teknelerin vazgeçilmez adresi Selimiye Köyü ve Bozburun’da konaklayacak yer bulabilirsiniz. Eski Datça’daki Can Yücel’in evine ve Knidos antik kentine uğramadan Datça’dan ayrılmayın. İnce bir hırkayla rahatlıkla üşümeyeceğiniz bahar aylarında Datça için tek handikap, yağmura yakalanmak. Eğer gittiğiniz zaman yağmur yağıyorsa aralıksız 1-2 gün sürebilir. Onun dışında Nisan ayında Datça’da hava sıcak olur. Yeme içme ve konaklama konusunda hiç sorun yaşamak istemiyorsanız 1 saat mesafedeki Marmaris’e gidebilirsiniz. 
Sayısız koyları ve ormanlarıyla ünlü sakinliğin hayatla buluştuğu tatil duraklarındandır Datça ilkbaharı yaşanacak en güzel mevsim yapar. Datça maki türlerinin en iyilerini barındırır. Ayrıca Türkiye’nin en iyi bademi de burada yetişir. Datça’da Afrodit Tapınağı’nın yanı sıra mevsimleri ve zamanı gösteren saat ve antik kalıntılar görülebilecek tarihi yerlerden sadece bazılarıdır.
En uygun DATÇA Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

3- BODRUM

Bir Bodrum sevdalısı olan Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın da dediği gibi ‘Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler’ Sadece yaz aylarında değil bahar aylarında da bir başka güzeldir; Bodrum. Baharda içinizi ısıtan Ege güneşinin tadını doyasıya çıkarırsınız Bodrum’da. Kalabalıktan uzak, yeşil ve mavinin kucaklaşmasına şahitlik edersiniz her gün Bodrum sahillerinde.
En uygun BODRUM Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

4- MERSİN

Misafirperver Anadolu insanının, birbirinden leziz yemeklerin, yemyeşil doğanın masmavi deniz ve harika bir tarihle birleştirdiği yerdir, Mersin. Kızkalesi’nde tarihin izlerinin peşinden giderken, Narlıkuyu’da Yörük kahvaltısının ve en lezzetli Akdeniz balıklarının tadı damağınız kalacak.
En uygun MERSİN Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

5- SAFRANBOLU

18 ve 20. yüzyıllar arasında yapılmış ve bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş Osmanlı evleriyle ünlü bir ilçe. Anadolu’nun kuzeybatı kesiminde tarihte Paflagonya (Paphlagonia) olarak adlandırılan bölgede bulunan Safranbolu’nun bilinen geçmişi M.Ö. 3000 yıllık bir tarihe sahip. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan ilçe en çok Rumlar ve Osmanlılar’dan izler taşıyor. Bu dönemlerden kalma cami, kilise, han hamam, köprü ve konaklara sahip olan Safranbolu, geleneksel Türk evlerini yansıtan konaklarıyla tanınıyor. UNESCO’nun, korunması gereken 2000 kültür varlığı arasında bulunuyor.
Tarihin tozlu sayfalarında değil bizzat içinde yaşayabileceğiniz bir yerdir, Safranbolu. Karabük’ün de en önemli turizm bölgelerinden biridir. Geleneksel Türk toplum yaşantısını tecrübe edebileceğiniz en iyi yerlerden biri olan Safranbolu’nun günümüze kadar gelmeyi başarabilen köklü tarihi geçmişi, kültürel miraslarıyla her mevsim tablo gibi bir manzaraları serer gözler önüne. Ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Safranbolu’yu nisan ayı rotalarınıza ekleyebilirsiniz.
En uygun SAFRANBOLU Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

6- ESKİ FOÇA

Denizin verdiği huzurun adresi: Eski Foça. Eski bir balıkçı kasabası olan bu topraklarda güneşin, denizin ve huzurun tadını çıkarmak paha biçilemez. Ege’de gün batımı bir başka güzeldir, Eski Foça’da ise bambaşka… Güneşin denizin üstünden yavaş yavaş kayboluşunu izlerken yöresel Ege otları ve enfes balığın size eşlik ettiği o gün batımıysa tarif edilmez yaşanır cinsten.
En uygun FOÇA Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

7- İĞNEADA

Yaz aylarında da güzel ama bahar aylarında, hele ki mayıs ayında bir başka güzel bir başka keyifli İğneada. Adeta doğanın bir mucizesi olarak görünen İğneada, 2007 yılından beri milli park statüsünde bulunuyor. Kırklareli sınırları içerisinde yer alan bu muhteşem doğa, İstanbul’a sadece 5 saatlik bir mesafede. Yıldız Dağları’nın orman dokusunu yansıtan, kökleri suların altında kalmış ağaçları ile bilinen longoz ormanları ile ünlü olan İğneada, 20 km’lik sahil şeridiyle de muhteşem bir doğa oluşumu olduğunu kanıtlıyor.
En uygun İĞNEADA Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

8- KAPADOKYA


Kapadokya Bölgesi Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir. Dünyanın en iyi balon turu güzergâhı olarak seçilen Kapadokya, Times Gazetesi’nde yayımlanan “Dünya’nın Yeni 25 Harikası” listesine 5. sıradan girmiştir. 1985’ten beri UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi’ndedir. Güzel beyaz atların, rengarenk sıcak hava balonlarının diyarı Kapadokya… Güvercinlik Vadisi, Kızıl Vadi, Uçhisar Kalesi, Göreme Açık Hava Müzesi, Paşabağı, Ihlara Vadisi ve daha fazlasıyla Kapadokya bahar rotalarının kesinlikle vazgeçilmez destinasyonu.
Kapadokya, bahar deyince ilk akla gelen yerlerden biridir. Ihlara Vadisi, Göreme Açık Hava Müzesi ve mağaraları gezmek için en uygun zamandır ilkbahar. Baharda peribacalarının etrafında açan çiçekler buraya ayrı bir güzellik katar. Kapadokya’da baharın güzelliğini en iyi gözlemleyebileceğiniz aktivite balon turu yapmaktır. Balon turu için sabah erken kalkmayı göze alın. Tur şirketleri saat 05:30 gibi sizi alacaktır.
En uygun KAPADOKYA Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

9- MARDİN

Uçsuz bucaksız Mezopotamya topraklarının farklı kültürleriyle harmanlanmış sürpriz coğrafyası Mardin. Güney Doğu’nun ülkemize sunduğu değerli bir hediye. Tarihi kalenin eteklerine kurulmuş eski bir kent olan Mardin’de çağlar boyunca farklı etnik kökene sahip halk bir arada yaşamış ve yaşamaya da devam ediyor. Tüm gizemi ve sürprizleriyle Mardin’i keşfetmek için en ideal zamanlardan biri de nisan ayıdır.
Baharı daha farklı bir atmosferde örneğin yüzlerce yıl geçmişi olan tarihi bir konakta karşılamaya ne dersiniz? Mardin binlerce yıllık kültür geçmişine tanıklık edebileceğiniz iyi bir seçenek olur. Yazı çok sıcak geçtiği için Mardin’i gezmek için en ideal zamandır ilkbahar. Mardin’de Süryani kiliseleri, 4. yüzyılda kurulmuş Deyrülzeferan Manastırı gibi yerler ve muhteşem konakları gezilebilir. Taş işçiliğinin harika örneklerini bulabileceğiniz bu konakların Dara Konağı gibi bir kısmı bugün otele çevrilmiş. Konaklama için iyi bir tercih olacaktır. Yine yarım saat mesafedeki Midyat ve yaklaşık 2 saat mesafedeki Hasankeyf’e mutlaka gidin. Gümüş telkâri işçiliği şahane takılardan da almadan dönmeyin. 
En uygun MARDİN Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

10- CUNDA ADASI

Yaz mevsiminde cıvıl cıvıl sokaklarında iğne atsan yere düşülmez Cunda’nın. Ama baharda öyle mi? Ilık ılık rüzgar eser yel değirmeninin bahçesinde ve çayınızı yudumlarsınız güneşin içinizi ısıttığı manzarada. Siz siz olun Cunda’nın keyfine bir de baharda bakın.
Ayvalık, Cunda Ege’de ilkbaharı en iyi karşılayabileceğiniz yerlerden biri olarak dikkat çeker. Rum mimarisi izlerini taşıyan şirin bir ada olan Cunda’da artık doğa uyanmaya başlamıştır. Dolaştığınız her yerde sizi rengarenk çiçekler, papatyalar karşılayacaktır. Cunda’da Taksiyarhis Kilisesi, Despot Evi, Agia Triyada Kilisesi ve Ayışığı Manastırı gibi yerler gezilebilir. Balıkçıların bir kısmı baharda açıktır. Deniz kenarı manzara eşliğinde bir şeyler yemek, Ege mezeleri tatmak hava güneşliyse çok keyifli olacaktır. Cunda, Marmaris, Datça ve Fethiye’ye göre biraz daha soğuk olabilir ama hava güneşliyle rahat gezebilirsiniz. Ayvalık Şeytan Sofrası’na çıkıp şahane manzara eşliğinde çayınızı içmeden Cunda’dan ayrılmayın.
En uygun CUNDA ADASI Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

11- ŞİRİNCE

İşte ülkemizin canlı tarihini yansıtan, yeşilliklerle kucaklaşmış harika bir yer daha; Şirince. Dönüp dolaşıp kendimizi Ege’de bulduğumuz bahar rotalarının diğer bir destinasyonu olan Şirince’nin yemyeşil doğasını ilkbaharda keşfedin, sokaklarında sıralanmış eski Türk konakları arasında gezinin ve buranın eşsiz lezzetlerini tadın.
En uygun ŞİRİNCE Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

12- UZUNGÖL

Adını ev sahipliği yaptığı gölden alan Uzungöl, mayıs ayında keşfedebileceğiniz ideal bir Karadeniz rotası. Soğanlı ve Kaçkar Dağları’nın birleştiği noktada yer alan bu doğa harikası yer, Türkiye’nin en yaşlı yağmur ormanları arasında misafirlerini eşsiz bir deneyime davet ediyor.
En uygun UZUNGÖL Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız..

13- YEDİGÖLLER

Şehrin hengamesinden, gürültüsünden kaçmak ve doğayla ama sadece doğayla baş başa kalmak isteyenlerin rotası. Batı Karadeniz’in yemyeşil cenneti, Bolu’nun gözbebeği olan Yedigöller, kışın karlar altında yazın güneş içinde de güzel ama baharda hele ki nisanda burası başka bir güzel. Milli park özelliği de taşıyan Yedigöller, bahar rotaları için mutlaka aklınızın bir köşesinde bulunması gereken yerlerden.
En uygun YEDİGÖLLER Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız…

14- ESKİŞEHİR

Eskişehir’in son yıllardaki hızlı değişimini duyup da gitmek istemeyen yoktur sanırım. İşte Eskişehir gezisi için en uygun zamandasınız. Yazları sıcak, kışları soğuk geçen Eskişehir için ilkbahar harika bir zaman. Eskişehir’de Odunpazarı’nda tarihi evleri gezip, Porsuk çayında gondol gezintisi yapıp, Sozova Parkı ve Kent Parkı gitmek harika olacaktır. Lületaşından el yapımı bir şeyler alıp, çiğ börek ve Balaban Köftesinden yiyerek karnınızı doyurabilirsiniz. Eskişehir’e otomobilinizde ya da hızlı trenle gidebilirsiniz.
En uygun ESKİŞEHİR Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız…

15- POLONEZKÖY

İstanbulluların baharda ilk koştukları yerdir Polonezköy. Yeşillikler içerisindeki bu doğa harikasında, Polonya mimarisine özgü evler bugün pansiyon ve restoran olarak işletiliyor. İster kahvaltı edip köy içindeki yürüyüş parkurunu tamamlayın, isterseniz de önce yürüyüp, sonrasında kendinize mangal keyfi yaşatın. Köyün dışında çok sayıda hayvanın bulunduğu bir yer var. Çocuklar için ideal olabilir. Cumhuriyet köyü ve Ömerli’ye doğru at çiftlikleri de bulunuyor. Ata binmek isteyenler için iyi bir alternatif. Trafik boşsa Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Polonezköy’e ulaşmak 30-40 dakika sürer.
En uygun POLONEZKÖY Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız…

16- ÇEŞME

Ege’nin bir başka incisi de son yılların popüler tatil adresi Çeşme’dir. Özellikle Alaçatı, yaz aylarındaki kalabalık yerine sakin sokaklarıyla sizi karşılar. Ama sakin olduğu için Alaçatı’nın o eski halini koruyan Rum mimarisi binalarının güzelliğine daha iyi varabilirsiniz. Burada harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Sörf yapmak için biraz erken olabilir. Profesyonel sörfçüler için sorun olmaz. Ancak sörf okulları genelde yazın faaliyete geçiyor. Konaklamak için Ilıca ya da Çeşme merkezde otel bulmakta zorlanmazsınız.Ilıca’da kaplıca keyfi da yaşayabilirsiniz.
En uygun ÇEŞME Otellerine ETSTUR aracılığıyla rezervasyon için tıklayınız…

Kaynak: ntv.com.tr, enuygun.com

2018 Yılı En Çok İzlenen Hint Filmleri

2018 Yılında Tüm Dünyada En Çok İzlenen Hint Filmleri

Son yıllara damgasını vuran Hint filmleri de artık Amerikan Hollywood filmleri gibi birçok seyirciye ulaşıyor ve izleniyor. IMDB puanlarına göre 2018 yılı içerisinde en çok izlenen ve tercih edilen 20 Hint BollyWood filmin tanıtımını sizler için hazırladık. Şimdiden iyi seyirler…

20. Bharat Ane Nenu

Film Konusu: Annesine verdiği sözün iyi olması için, bir üniversite mezunu Hindistan’a döner ve karşılaştığı hükümet yolsuzluğu yüzünden hayal kırıklığına uğrar.

Yönetmen : Koratala Siva (as Siva Koratala)

Başrol Oyuncuları: Mahesh BabuKiara AdvaniPrakash Raj 

IMDB PUANI : 7.3

19. Gold

Film Konusu: Hindistan’ı Olimpiyatlarda başarılı oldurmak için çalışan azimli bir adamın yolculuğu, ilk Olimpiyat altın madalyasını, özgür bir ulus olarak kazandı ülke.

Yönetmen : Reema Kagti

Başrol Oyuncuları: Akshay Kumar, Mouni Roy, Kunal Kapoor 

IMDB PUANI : 7.7

18. Raid

Film Konusu: Korkusuz bir gelir vergisi memuru, birisinin gizemli bir şekilde dikkatini delillere çekmesi üzerine, Lucknow’daki en güçlü adamın malikanesine baskın düzenler.

Yönetmen :  Raj Kumar Gupta

Başrol Oyuncuları: Ajay Devgn, Saurabh Shukla, Ileana D’Cruz

IMDB PUANI : 7.5

17. Hichki

Film Konusu: Hichki, en büyük zayıflığını en büyük gücüne dönüştüren bir kadın hakkında olumlu ve ilham verici bir hikaye sunuyor.

Yönetmen :   Siddharth Malhotra

Başrol Oyuncuları:  Rani Mukerji, Neeraj Kabi, Sachin

IMDB PUANI : 7.5

16. October

Film Konusu: Bir grup stajyer, aniden bir kaza hayatlarını değiştirdiğinde normal taşlamadan geçiyor. Kahramanı bundan kurtulamaz ve onunla takıntılı olur. Hepsi neye yol açıyor? Aşk mı yoksa başka bir şey mi?

Yönetmen :   Shoojit Sircar

Başrol Oyuncuları:  Varun Dhawan, Banita Sandhu, Gitanjali Rao 

IMDB PUANI : 7.6

15. Shaadi Mein Zaroor Aana

Film Konusu: Satyendra aka Sattu (Rajkummar Rao) ve Aarti (Kriti Kharbanda) önerilen bir evliliğe tanıklık ediyor ve sürece aşık oluyorlar. Evlenmelerinin gecesinde, beklenmedik bir olay dönüşü dünyalarını altüst eder. Hindistan’ın sivil hizmetlerinin arka planında yer alan Shaadi Mein Zaroor Aana, Satyendra ve Aarti’nin Hindistan’da orta sınıf bir çift olarak karşılaştığı zorlukları araştırıyor.

Yönetmen :   Ratnaa Sinha

Başrol Oyuncuları:  Rajkummar Rao, Kriti Kharbanda, K.K. Raina

IMDB PUANI : 7.8

14. Karwaan

Film Konusu: İki arkadaş ve cıvıl cıvıl bir genç Bangalore’den Kochi’ye bir yolculuğa çıkıyor.

Yönetmen :   Akarsh Khurana

Başrol Oyuncuları:   Irrfan Khan, Dulquer Salmaan, Mithila Palkar

IMDB PUANI : 7.7

13. Parmanu: The Story of Pokhran

Film Konusu:  Hindistan’ın ikinci gizli nükleer test serisine, PM Atal Bihari Vajpayee’nin görev süresi boyunca, Dr. APJ Abdul Kalam tarafından yönetilen Pokhran’da bir bakış.

Yönetmen :   Abhishek Sharma

Başrol Oyuncuları:   John Abraham, Boman Irani, Diana Penty

IMDB PUANI : 7.9

12. Sanju

Film Konusu:  Sanju, aktör Sanjay Dutt’un film kariyeri, hapis cezası ve kişisel yaşamının tartışmalı hayatının bir biyografisidir.

Yönetmen :   Rajkumar Hirani

Başrol Oyuncuları:   Ranbir Kapoor, Paresh Rawal, Manisha Koirala

IMDB PUANI : 7.9

11. Stree

Film Konusu:  Küçük Chanderi kasabasında, erkek millet gecede erkekleri kaçıran “Stree” adlı kötü bir ruhtan korkarak yaşıyor. 

Yönetmen :   Amar Kaushik

Başrol Oyuncuları:   Rajkummar Rao, Shraddha Kapoor, Pankaj Tripathi

IMDB PUANI : 8.2

10. Badhaai Ho

Film Konusu:  Bir erkek, annesinin hamile olduğunu öğrenince yaşadığı ilginç olayları anlatıyor.

Yönetmen :  Amit Ravindernath Sharma

Başrol Oyuncuları:   Ayushmann Khurrana, Sanya Malhotra, Neena Gupta

IMDB PUANI : 8.3

9. Mahanati

Film Konusu:  50’li ve 60’lı yıllarda yirmi yıldır endüstriyi yöneten Güney Hindistan film endüstrisinden bir aktris olan Savitri’nin biyografisi.

Yönetmen :  Nag Ashwin

Başrol Oyuncuları:   Keerthi Suresh, Dulquer Salmaan, Samantha Ruth Prabhu

IMDB PUANI : 8.8

8. 96

Film Konusu:  İki lise sevgilisi 22 yıl sonra bir araya gelip bir akşam boyunca geçmişlerini hatırlatır.

Yönetmen :   C. Prem Kumar

Başrol Oyuncuları:   Vijay Sethupathi, Trisha Krishnan, Varsha Bollamma

IMDB PUANI : 9.1

7. Ratsasan

Film Konusu:  Bir film yapımcısı ve aile kısıtlaması olma girişimlerindeki sürekli reddedişler, Arun’u rüyası isteğini bırakıp bir polis memurunun görevini üstlenmeye zorladı.

Yönetmen :  Ram Kumar

Başrol Oyuncuları:   Radha Ravi, Sangili Murugan, Nizhalgal Ravi

IMDB PUANI : 9.0

6. Goodachari

Film Konusu:  Goodachari filminde Gopi ismindeki adam teröristlere karşı özel olarak eğitilmiş bir adamdır babası da aynı şekilde ülkesine hizmet etmiş bir adamdır. Fakat bir süre sonra anlaşılır ki gerçek babası aslında bildiği babası değil ve teşkilat tarafından gerçek babasının adı bilince açığa çıkar . Çok küçükken yetiştirilmiştir ve özel olarak bu teşkilata sokulmuştur. 3 Ağustos 2018 de vizyona girmiş olan film aksiyon ve gerilim türündedir.

Başrol Oyuncuları:   Adivi Sesh, Jagapathi Babu, sobhita dhulipala, sashi kiran tikka

IMDB PUANI : 9.0

 Hindistan Eşkiyaları-Thugs of Hindostan

Film Konusu:  1795 yıllarında İngilizler ve Doğu Hindistan beraber ortak çalışmalara başlamıştır. Bölgede o dönemlerde çok aşırı güçlü olan Hintli haydutlar bu durumdan hiçte memnun değildir, onlar tamamen bağımsızlık istemektedirler ve bu duruma karşı mücadele başlatırlar. Khudabaksh Azaad bu haydut grubunun başındadır ve milletini İngiliz sömürgesinden kurtarmak için mücadele vermeye başlar ve ekibini organize eder. John Clive ise ingiliz bir komutandır ve istihbarat sayesinde haydutların kendilerine karşı örgütlendiğini öğrenir. Akabinde kurnazca bir plan yapar truva atı misali İngilizlere yakın olan bir haydudu onların içine sokar. Amacı ise kesin istihbarat alabilmek, gelebilecek saldırıları önceden haber alabilmek ve saldırılara engel olabilmektir.

Başrol Oyuncuları:   Aamir Khan, amitabh bachchan, fatima sana shaikh, jackie shroff

IMDB PUANI : 9.0

5. Halkaa

Film Konusu:  Halkaa gecekonduda yaşayan fakir bir aileye mensup bir çocuğun arzuları, hayalleri ve kahramanlıklarının anlatıldığı bir filmdir. Pichku adındaki bu çocuk ve yakın fırlama arkadaşı trenle arada sırada başka yerlere giderler ve burada olduklarından farklı biriymiş gibi davranırlar. Mesela tuvalet hayali kurulur ve alafranga tuvalet satan bir dükkana gidip oradaki satış danışmanına birçok soru sorarlar vs… Yine hint danslarının bolca bulunduğu güzel bir hikaye her hint filmi bunda da güzel bir hikaye vardır.

Başrol Oyuncuları:   Paoli Dam, ranvir shorey, nila madhab panda

IMDB PUANI : 9.0

4. Tumbbad

Film Konusu:  Tumbbad   mitolojik bir hikayeyi anlatır. Fragmanda Sarkar’ın öldüğünden bahsediliyor ve kalanların sadece kendileri olduğu belirtiliyor ve Tumbbad bölgesini terk ettiklerini söylüyorlar. Sarkar gizli olan hazinenin peşinden gitmiş ve kendisinden bir daha haber alınamamıştır. Buldukları altın bir para ise onların hazine peşinde bir hayli fazla yol kat ettiklerini düşünürler. Gerilimli, gizemli ve korku dolu bir hikaye.

Başrol Oyuncuları:  Anita Date,harish khanna

IMDB PUANI : 9.0

3. Asees

Film Konusu:  Asees filminde bir anne ile bir oğlun birbirlerine olan sevgisi ve güçlü bağı anlatılmaktadır. Yaşı neredeyse 30 a gelen bir adam annesiyle birlikte yaşamaktadır. Fakat adam annesi için hala daha çocuktur ve onun her türlü ihtiyacı ile ilgilenmektedir. Mesela fragman başında adamın pantolon giymeyi unuttuğunu annesi belirtir ve adamda komik cevaplar verir. Annesi hasta olduğunda ise adam onu sırtında taşır, elini sıcak sudan soğuk suya sokmaz. Annesinin sahibi olduğu evin bulunduğu bölge değerlidir ve evi elinden almak için bir takım tehlikeli adamlar devreye girer.

Başrol Oyuncuları:  Neha Pawar, sardar sohi

IMDB PUANI : 9.0

2. Awe

Film Konusu:  Awe 2018 yapımı Telugu yapımı bir filmdir. Film 7-8 kişi etrafındaki dönen hikayeyi konu ediyor. Çok enteresan bir film hintlilerin yaptığı nadir bilim-kurgu filmlerinden başarılıda bir filme benziyor. Başroldeki kız ne kadar Tomb Raider’daki kıza kıyafetlerinden dolayı benzetilmeye çalışsada orijinal bir konusu olduğu fragmanından belli.

Başrol Oyuncuları:  Nithya Manon, regina cassandra

IMDB PUANI : 9.0

1. Indian Never Again Nirbhaya

Film Konusu:  2012 Aralığında Delhi‘de ki otobüs kaçırılmıştır ve film gerçek hikayeye dayanmaktadır ve kaçırılma hikayesini anlatmaktadır. Birçok polis olay yerine yönlendirilmiştir ve kurtarma operasyonu hemen başlamıştır. Otobüsü kaçıran adamı etkisiz hale getirmek için polisler ellerinden gelen herşeyi yapacaktır. Bazı insanlar yaralanmıştır. Filmde ayrıca olaya ait görüntülerde gösterilmektedir.

IMDB PUANI : 9.0

2017 YIILININ EN ÇOK İZLENEN HİNT FİLMLERİ YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ…

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Çalışacaklara Püf Noktalar

Bilindiği gibi Türkiye coğrafi bölgelerden oluşuyor ve bu coğrafi bölgelerden birisi de Güneydoğu Anadolu Bölgesidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi isminden de anlaşılacağı üzere ülkemizin güney doğusunda bulunmaktadır. Yüzölçümü olarak en küçük coğrafi bölge olan Güneydoğu Anadolu Bölgesinin kuzeyinde ve doğusunda Doğu Anadolu Bölgesi, güneyinde Suriye, batısında Akdeniz Bölgesi bulunmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde mesleğe başlayacaklar için işe yarayacak ve yakın zamanda da tecrübe edilenler ile  derlediğimiz tüm faydalı bilgiler il il sergilenecektir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Şehirleri

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde toplamda 9 şehir bulunmaktadır. Bunlar;

OTOBÜS BİLETİ ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETİ İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

  • Şırnak
  • Siirt
  • Batman
  • Mardin
  • Diyarbakır
  • Şanlıurfa
  • Adıyaman
  • Gaziantep
  • Kilis

1.  Şırnak

Yüzölçümü: 7.152 km²

İl Merkezi Nüfusu: 61.335 (2011)

Toplam Nüfusu: 457.997 (2011)

İl Trafik No: 73

İl Telefon Kodu: 486

Hakkında Bilgi

Şırnak’ın İlçeleri: Beytüşşebap, Cizre, Güçlükonak, İdil, Silopi ve Uludere’dir.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Coğrafyası: İlin, Suriye-Irak sınırlarına yakın olan kesimleri hariç, hemen hemen tamamı dağlarla kaplıdır. Dağlık kesimlerinde gür bir bitki örtüsü yoktur. Vadi yamaçlarından başlayarak 2000 m yükseltiye dek, yer yer meşe ağaçlarının hakim olduğu görülmektedir.

Sınırlarının 4/1 Doğu Anadolu Bölgesi, 4/3’ü Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunmaktadır.

Orman kuşağı 2000 m yükselti kuşağından sonra da bodur ağaçlar ve otsu bitkilerle kaplı, 3000m kuşağında ise, karlarla kaplı kuşak gelmektedir. Doğal yapısı nedeniyle çok fazla yabani hayvan çeşidine rastlanmaktadır.

İklimi: Şırnak ilinde iklim yörelere göre farklılık göstermektedir. İlin yüksek kesimlerinde, Doğu Anadolu’nun sert kara iklimi, diğer kesimlerde ise karasal iklim hakimdir.

Tarihçesi: Çok eski bir geçmişe sahip olan Şırnak ilinin tarihi Evliya Çelebinin 17.yy’da yazdığı “Seyahatname” isimli kitabına göre Nuh tufanı öncesine kadar dayanır. Bu rivayete göre Nuh’un gemisi Şırnak sınırları içerisinde bulunan yüksekliği 2089 metreye kadar uzanan Cudi dağının tepesinde bulunduğu rivayet edilir

Osmanlı döneminde köy olan Şırnak, 1927 yılında Siirt’e bağlı ilçe, 1990 yılında ise il olmuştur.

Turizm: Şırnak ili sahip olduğu zengin tarihi, kültürel kaynakları ve doğal değerleri ile turistik açıdan önemli cazibelere sahiptir. Turizm sektöründeki gelişmenin yeterli düzeyde olmadığı ilde, turizm ve rekreasyon tesisleri de nitelik ve nicelik olarak istenilen düzeyde gelişmemiştir. İl genelinde yer alan tarihi eserler, doğal güzellikler ve turistik olarak görmeye değer diğer yerler, yeterli altyapı bulunmaması ve turistik yatırımların yeterli olmaması nedeniyle gerektiği gibi değerlendirilememektedir. İlin turizm merkezlerinin başında Nuh Tufanı sonucu, Hz. Nuh Gemisinin konduğuna inanılan Cudi Dağı gelir. Cudi Dağında Hz.Nuh (A.S.) ın gemisine ait mıt denilen büyük çiviler ve tahta kalıntıları mevcuttur. Bu olayı Kuran’ı Kerim’de doğrulanmaktadır.

Kasrik Beldesindeki Gutilerden kalma köprü, taştan yontulmuş sulama kanalı, ata binmiş adam resmi, Besta Meryem Kaplıcaları, Cizre İlçesindeki Hz. Nuh Türbesi, Mem-u Zin Türbesi, Kırmızı Medrese, İsmail Ebul-İz Müzesi ve Birca Belek Kalesi; Güçlükonak İlçesindeki Fenikelerden kalma Finik Kalesi ve meşhur Hista Kaplıcaları ile Firheşin Yaylası ile İdil İlçesindeki Merkez Cami ve Süryanilerden kalma çok sayıda kilise bulunmaktadır. İl merkezi ve bağlı İlçelerinde iki adet turizm belgeli tesis mevcuttur. Şırnak ilinin sosyo-ekonomik yapısının değerlendirilmesi sonucunda, ilde ileriye dönük gelişme perspektifleri içerisinde turizm sektörünün önemli bir potansiyele sahip olduğu ve potansiyelin iyi bir şekilde değerlendirilmesi sonucunda il turizm gelirlerinin önemli boyutlara ulaşabileceği söylenebilir.

Müzeler ve Ören Yerleri

Babil, Asur, Med, Guti, Selçuklu,Osmanlı, Rum, Arap, Emevi, Abbasi dönemlerine ait Arkeolojik ve etnografik eserlerin bulunduğu,büyük fizikçi ve 60 makine mucidi İsmail Ebul-iz El Cezeri Müzesi Cizre ilçesinde bulunmaktadır.

Finik Ören Yeri

Cizre’ye yakın bir noktada bulunun Damlarca ve Eskiyapı köyleri arasında Finik Ören Yeri İ.Ö.4000 yıllarına aittir. Dağlık bir bölgede yer alan kentte saray, zindan, sarnıç yerleri ve beyaz kalker taştan oyulmuş çok sayıda mağara ev bulunmaktadır. Finik Kalesinin Kuzeyinde “Borzana Sitiya” adı verilen yerde kayaya işlenmiş bir kadın kabartmasıyla köyün kuzeydoğusunda yan yana duran bir kadın ve bir erkek kabartması bulunmaktadır.

Şah Ören Yeri

Cizre’nin Kuzeydoğusunda,Çağlayan köyündeki Şah Ören Yeri, Cudi dağının en sivri noktasının eteğindedir. Yerleşmenin kuzeyi,doğusu ve batısı tamamiyle dağlıktır. Bu dağlık kesimlerde Düşe, Çeko, Hırabe, Kayzer, Hırd kale harabeleri yer almaktadır.

Babil Ören Yeri

Cizre’nin 20.Km Güneybatısında Suriye sınırı üzerindeki Kebeli köyünde yer alan Babil Ören Yerinin çevresi dikdörtgen biçiminde surlarla çevrilidir. Dış kaleyi oluşturan bu surlarda yaklaşık 30 adet burç vardır. İç kale ise daire biçimindedir. Surlar yontulmamış bazalt kayalardan,yapılar ise beyaz kalker taştan yapılmıştır.

Kasrik Ören Yeri

Şırnak-Cizre karayolunun 30.Km.si üzerinde yer alan Kasrik Ören Yeri, Guti’ler döneminde “Sazirka” olarak anılmaktaydı.Bir boğaz içinde yer alan yerleşmede ,tarihi su bentleri,heykeller ve kent kalıntıları bulunmaktadır. Cizre ve Finik Beylerinin bu yöreyi yazlık olarak kullandıkları bilinmektedir.

Bazebde Ören Yeri

Cizre’nin 2 Km doğusunda Dicle Nehri kıyısında yer alan Bezebde Ören Yeri.zamanla Dicle Nehri yatak değiştirdiği için Suriye topraklarında kalmıştır. İlk çağlara ait kent kalıntıları ve ünlü bir köprüsü vardır.

Cizre Kalesi

M.Ö.4000 yıllarında Guti İmparatorluğu tarafından Cizre Surları ile Cizre Kalesi yaptırılmıştır. 360 oda ve 3 katlı olarak yaptırılmıştır.

Cizre Ulucami

639 yılında kiliseden camiye çevrilmiştir. Abbasi döneminde onarıma alınmıştır.1160 yılında Cizre emiri Baz Şah’ın oğlu Emir Ali Sencer tarafından büyük onarıma alınmış olup, minaresi 1156 yılında dört köşe şeklinde yapılmıştır. Cizre Ulucami tokmakları fizikçi ve sanat adamı İsmail Ebul-iz El Cezeri tarafından yapılmıştır.

Cizre Mir Abdal Camii

1437 yılında Cizre Beyi Emir Abdullah (Abdal) İbn Abdullah İbn Seyfeddin Boti tarafından yaptırılmıştır.Üstü kubbelidir. Cizre surları üzerindedir. Bazalt siyah taştan yapılmıştır. Mem-u Zin türbeleri bu mescide yapışık bölümün alt kısmındadır.

Cizre Nuh Peygamber Camii

Tufan olayından bu yana insanlığın ikince babası olan Nuh Peygamber (A.S).kendi adıyla anılan bu camide yatmaktadır. Nuh peygamberin mezarı alt bodrum katındadır.

Cizre Kırmızı Medrese

Cizre Beyliği döneminde II.Han Şeref Bey tarafından XIV.Yüzyılda yaptırılmıştır.Medresenin içi avlulu olup,doğusunda batısında ve kuzeyindi dersaneler, yemekhane ve öğretmen lojmanları bulunur.Mihrabı beyaz taştan olup, 2.82×3.78 ölçülerindedir. Medrese Cizre’ye özgü kırmızı tuğlalardan örüldüğü için Kırmızı Medrese denilir.

Yasef Köprüsü(Cizre Köprüsü)

1164 yılında Zengi Devletinin veziri Cemaleddin İsfehani tarafından ikinci kez onarılmıştır. Köprü Cizre Surlarının 2.Km. mesafede olmakla beraber o zamanki Cizre’nin bir mahallesi içindedir.12 adet burç üzerinde 8 gezegen kabartması bulunur. Köprünün üzerinde Ashabikehf (Uyuyanyatırlar) adları yazılıdır. İnsan ve hayvan figürleri ile süslüdür.

Mehmet Ağa Kasrı

Cizre Dağkapı Mahallesinde Bayırağa sokakta bulunur. Bir kısmı siyah bazalt taştan,bir bölümü de beyaz kalker taştan yapılmıştır. Hamidiye Binbaşısı Fettah Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Cudi Dağı

Pek çok gezgin, tarihçi ve yorumcunun yapıtlarında Nuh’un Gemisi’nin Cudi dağı üzerinde durduğu yazılmaktadır. Nuh’un mezarının Cizre’de bulunması Şırnak’a bir zamanlar Şehr-i Nuh denmesi, Cizre Surlarının gemi biçiminde olması da buna kanıt olarak gösterilmektedir.

Ayrıca yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimin Hud suresinin 44.ayeti açıkça Tufan-Nuh Gemisinin Cudi Dağı’nda durduğunu yazmaktadır.

Yayla Turizmi

Beytüşşebap ilçesinde bulunan Faraşin yaylası görülmeye değer bir yerdir.

Dağ ve Doğa Yürüyüşü

Cudi dağı, Şahköy çağlayanı, Herekol dağı, dağ ve doğa yürüyüşü yapmaya elverişli alanlardır.

Akarsu Turizmi

(Kano-Rafting)

İlin en önemli akarsuyu olan Kızılsu, Habur ve Hezil çaylarının beslediği Dicle Nehri, akarsu turizmine elverişlidir.

Sportif Olta Balıkçılığı

Kızılsu Çayı’nda sportif olta balıkçılığı yapılmaktadır.

Bitki İnceleme

Cudi dağı floristik açıdan önemli bölgelerden biri olmakla birlikte henüz yeterince araştırma yapılamamıştır.

Yaban Hayatı

İlin orman kuşağına giren dağlık kesimleri yaban hayvanları için elverişli barınaklar oluşturmaktadır. En çok rastlanan yaban hayvanları tilki, tavşan, çulluk, keklik, ördek, kaz, turna ve bıldırcındır.

El Sanatları Hediyelik Eşya

Keçecilik, halı ve kilim dokumacılığı ildeki el sanatlarının başında gelmektedir.El örgüsü yün çoraplar, tozluklar, kuşaklar Yörük örgü desenleriyle yapılmaktadır.

Şırnak’a nasıl gidilir?

Karayolu: Türkiye’nin her yerinden karayolu ile ulaşım mümkündür.

Şırnak’a Atananlara Tavsiyeler

Silopi İdil rahat ama sosyal olarak Cizre güzel ve gelişmiş hatta en gelişmiş ilçe ama iş yönünden yoğun bir yer. Silopi ve Cizre, merkez ve diger ilcelere gore merkezi ayni zamanda imkanlari daha fazla (ulasim, havalimani, alisveris vs).

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

 Merkez otel cok guzel 1+1 ve amerikan mutfak var kira 1000 tl civarındadır. Havalimani cizreye 12 km Silopiye 40 km .Silopide 3 farkli apart var. Idilde guzel ancak nufusu 30 bin civari cizre silopi kadar buyuk ve hareketli degil. Cizre ve Silopiden hemen hemen her 2-3 saatte bir sehirlerarasi otobus cikar.

2. Siirt

Yüzölçümü: 11.003 km²

İl Merkezi Nüfusu: 134.871

Toplam İl Nüfusu: 310.468  (2011 yılı)

İl Trafik No: 56

İl Telefon Kodu: 484

Hakkında Bilgi

Siirt, dört mevsimin en güzel şekliyle yaşandığı iklimi, her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bereketli toprakları, el emeği göz nurunun ürünü olan battaniye ve kilimleri, şifa kaynağı Pervari Balı, iri taneli fıstığı, kendine has lezzeti olan Zivzik Narı, doğal güzellikleri, tarihi eserleri, bağrında barındırdığı evliyaları ile görülmeye değer bir yerdir.

İLÇELER: Siirt ilinin ilçeleri; Aydınlar, Baykan, Eruh, Kurtalan, Pervari ve Şirvan’dır.

Kaplıcalar, türbeler, tarihi cami, kale ve köprüler Siirt’in tarihi ve turistik değerleri arasında oldukça önemli bir yere sahiptir.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

COĞRAFYA

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğu ucunda yer alan Siirt doğudan Şırnak ve Van, kuzeyden Batman ve Bitlis, batıdan Batman, güneyden Mardin ve Şırnak İlleri ile çevrilidir. Bölge, Güneydoğu Anadolu düzlüklerinden sonra birden yükselmekte, doğu ve kuzey kesimleri bol yağış almaktadır. Bu nedenle, kuzeyden Muş Güneyi Dağları, doğudan Siirt Doğusu Dağlarıyla çevrili olan il alanı, Dicle Irmağı’nın önemli su toplama alanlarından birini oluşturmaktadır. İl topraklarının tümü Dicle Havzası’na girmektedir. Havza, Fırat, Kızılırmak ve Sakarya Havzaları’ndan sonra ülkenin dördüncü büyük su toplama alanıdır. Siirt yaz, kış bol yağış alan zengin çayırlarla kaplı yaylalar ile çevrilidir.

Siirt’te karasal iklim hüküm sürmekte ve dört mevsim en belirgin özellikleriyle yaşanmaktadır. Doğu ve kuzey bölgelerinde kışlar daha sert ve yağışlı, güney ve güneybatı bölgelerinde ılık geçer. Yazları sıcak ve kuraktır.

TARİHÇE

Yazılı kaynaklara göre, M.Ö.2000 başlarında Hititler Döneminde önemli yerleşim yeri olmuştur. Daha sonra Frig, Lidya, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişment, ilhanlı, Eretna ve Osmanlı hakimiyetlerini yaşamıştır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Diyarbakır-Siirt arasında uzanan doğu-batı doğrultulu karayolu ilin en önemli karayolu bağlantısıdır. Otogarın kent merkezine uzaklığı 1 km. olup firma servisleri, Belediye Otobüsleri ve Şehir içi minibüsleri ile ulaşılabilir.

Demiryolu: Karayoluna paralel olarak Diyarbakır ve Batman üzerinden gelen demiryolu Kurtalan’ da son bulur. İstasyonun kent merkezine uzaklığı 28 km.dir.

GEZİLECEK YERLER

Cami ve Türbeler

Ulu Cami : Çinili Minare olarak anılan Ulu Caminin minaresi, tipik Selçuklu mimarisini yansıtmaktadır.

Siirt’te Veysel Karani Hz. Türbesi ve İbrahim Hakkı Hz. Türbesi bulunmaktadır.

Kaplıcalar

Billoris Kaplıcası : Billoris Termal Turizm Merkezi

Sağlarca Kaplıcası : Siirt’e 15 km. uzaklığında, Eruh yolu üzerindedir. Banyo uygulamalarıyla deri hastalıklarına, romatizmada, kadın hastalıkları, nevralji, nevrit, polinevrit, polio sekelleri ve su içi egzersizlerinde yararlı olmaktadır.

Yaylalar

Pervari İlçesindeki Çemikari, Cema ve Herekol yaylaları ile Şirvan İlçesinde Baçova yaylası yöre halkı tarafından ilgi görmektedir. Yaz, kış bol yağışlı olan bu yüksek platolar, zengin çayırlarla kaplıdır.

Mağaralar

İlin Jeolojik yapısında kalkerli oluşumlar önemli yer tuttuğundan pek çok sayıda mağara oluşmuştur. Bunların bir bölümünde, insanlarca konut olarak kullanıldığını gösterir izlere rastlanmaktadır. Suya karşı direnci az olan kalkerlerin erimesi ile ortaya çıkan bu doğal mağaralar genellikle vadi boylarında yoğunlaşmıştır. Bunların en ünlüleri Botan Mağaralarıdır.

NE YENİR?

Siirt’e özgü yemekler arasında, Büryan (Perive) et yemeği ve fes şeklinde tencerelerde pişirilen perde pilav vardır.

NE ALINIR?

Bıttım sabunu, Siirt battaniyesi, Jirkan kilimi, meyan kökü ve fıstık Siirt’e has ürünlerdendir.

YAPMADAN DÖNME

Veysel Karani Hazretleri ile İbrahim Hakkı Hazretleri Türbeleri görmeden,

Ulu Cami gezmeden,

Siirt Büryanı yemeden,

Perde Pilavı tatmadan,

Tiftik dokuma battaniyesi almadan,

Bıtım sabunu almadan,      ….Dönmeyin.

Siirt’e Atananlara Tavsiyeler

Merkezde kiralar 400- 500 evine göre değişiyor. Siirt merkezde veya ilçelerinde birçok otel, pansiyon ve konukevi bulunur. 

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

3. Batman

Yüzölçümü : 4.654 km²

İl Merkezi Nüfusu: 339.970 (2011)

Toplam Nüfusu: 524.499 (2011)

İl Trafik No: 72

İl Telefon Kodu: 488

Hakkında Bilgi

Dicle’nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişi koruyan Batman ve antik kenti Hasankeyf, bini aşkın mağaralarıyla, tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır.

COĞRAFYA

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Batman ilinin, kuzey ve kuzeydoğusu yüksek, sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir. Dicle nehri batıdan doğuya akarak il topraklarının içinden geçer. Batman çayı, Batman-Diyarbakır il sınırını çizerek Dicle nehri ile birleşir.

4000’i aşkın mağaranın bulunduğu bu bölge dünyada benzeri az bulunan bir doğa harikasıdır.

Batman’da karasal iklim hüküm sürmektedir. Bölgede yazları sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer.

Batman Petrol Kuyuları

TPAO bu zamana kadar toplam 55 sahada petrol keşfi gerçekleştirilmiş olup halen 31 sahada 568 kuyuda üretim yapılmaktadır. Toplam günlük 19.000 varil ham petrol üretimi yapmaktadır.(2011 verileri)

TARİHÇE

Batman, İluh adlı bir köy iken 1937 yılında bucak olmuştur. Adı 1950 yılında Batman Çayı’ndan dolayı Batman olmuştur. 1957 yılında Siirt iline bağlı ilçe olan Batman, 1990 yılında il olmuştur.

İLÇELER: Batman ilinin ilçeleri; Beşiri, Gercüş, Hasankeyf, Kozluk ve Sason’dur.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu : Türkiye’nin her yerinden otobüs seferi ile ulaşmak mümkündür.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Havayolu : Batman’dan Ankara, İstanbul ve İzmir’e havayolu seferleri yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

HASANKEYF

Dicle’nin kıyısında, zamanında medreseler, rasathane, darüşşifa ve diğer eğitim kurumlarıyla bölgenin ilim ve kültür merkezi olan Hasankeyf, ulaşım yolları ve ticaret merkezlerinin yer değiştirmesiyle günümüzde önemini yitirmiştir.

İlçe, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında bütünüyle sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. GAP projesi kapsamında bulunan Ilısu Barajı nedeniyle bu tarihsel yapılar bütünüyle sular altında kalacaktır. Bu konuda çalışmalar Kültür Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Tarihçe: Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu tam olarak bilinememektedir. Şehrin jeopolitik yapısı çok eski bir yerleşim merkezi olduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Bugün bile zaman zaman bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaralar, insanların çok eski çağlarda burada yerleştiklerini göstermektedir.

Mevcut bilgilere göre, Hasankeyf kalesinin kurulması, MS. 4’üncü yüzyıla rastlamaktadır. Bu yüzyıl ortalarında, Diyarbakır çevresini ele geçiren Bizans İmparatoru Konstantinos, bölgeyi korumak amacıyla iki sınır kalesi inşa ettirmiştir. Bu iki kaleden birisi Hasankeyf Kalesidir.Kale, Sasanilere karşı siyasi bir önem kazanınca, daha sağlam bir şekilde yeniden tahkim edilmiştir. Hasankeyf, MS. 639 yılında Emeviler tarafından fethedilmiştir. Bu tarihten sonra; Abbasiler, Hamdaniler. Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ye Osmanlılar hakimiyet kurmuşlardır. Hasankeyf en parlak dönemini Artuklular döneminde yaşamıştır. Merkezde bu dönemden kalan pek çok tarihi eser mevcuttur.

İklim: Bölgeye hayat veren Dicle Nehri, yörenin iklimini de etkilemektedir. Nehir kış aylarının ılıman geçmesini sağlamaktadır. Ortalama sıcaklık 25° C olup en yüksek ortalama ısı 40-43° C, en düşük ortalama ısı 6-8° C arasında değişmektedir.

Av Turizmi

Kentte en çok avlanan hayvanlar tavşan, keklik, bıldırcın, toykuşu, tahtalı güvercin, yabani ördek, kaz, su samuru, sansar, porsuktur. Bunların dışında Raman dağında dağ koyunu, Kozluk-Sason ilçelerinde dağ keçisi bulunmaktadır.

NE YENİR

Bol yağlı et yemekleri, hamur işleri, yöreye özgün çorbalar, tiftik kıçıl denilen ve çamurdan yapılmış ocaklarda pişirilen tandır ekmeği ve taş ekmeği Hevran’ın tadına doyum olmaz.

NE ALINIR?

Dokumacılık, parlak ipek sim işlemeli kumaşlar, oya, dantel ve kanaviçe işlemeleri, yün patik, çeşit çeşit renklerde yöreye özgü motifli yün çorap çoraplar yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.

Batman’a Atananlara Tavsiyeler 

Merkez iyi ilçeler daha az gelişmiş. Alışveriş merkezleri var. Yazları oldukça sıcak var. Köylerde bile her evde klima var. Özel hastaneler var. Kiralar oldukça uygun.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

4. Mardin

Yüzölçümü: 12.760 km²

İl Merkezi Nüfusu: 88.054

Toplam İl Nüfusu: 764.033 (2011 yılı)

İl Trafik No: 47

İl Telefon Kodu: 482

 

Hakkında Bilgi

Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Mardin’de, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, 5 han ve kervansaray mevcuttur.

COĞRAFYA

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Mezopotamya havzasında bulunan Mardin, güneyinde Suriye, doğusunda Şırnak ve Siirt, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman, Batısı Şanlıurfa ile çevrilidir.

Mardin dağlarının, Mazıdağı, Derik, Midyat, Savur ve Nusaybin yörelerine sokulan yüksek kesimlerinde, Meşe ağaçlarından oluşan topluluklara rastlanır.

İklim olarak Akdeniz iklimi ile karasal iklimin ortak özelliklerine sahiptir. Yazları çok sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

TARİHÇE

Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyet yerleşmiştir. Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biridir.

M.Ö.4500’den başlayarak klasik anlamda yerleşim, gören Mardin, Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı Dönemi’ne ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.

İLÇELER:

Mardin ilinin ilçeleri; Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur ve Yeşilli’dir.

Kızıltepe: Kızıltepe Mardin’in güneybatısında yer alır. Artuklu ihtişamını yansıtan Ulu camii, Taşköprü, Tarassut Kulesi Şahkullubey Kümbeti, Harzem Harabeleri günümüze kadar ayakta kalan tarihi hazinelerdir.

Mazıdağı: Sümerler devrinden beri mesken olduğu tahmin edilir. 50 metrelik bir tepenin üstünde bulunan Dermetinan Kalesi, Sultan Şeyhmus, Pir Hattap Türbeleri önemli ziyaret yerleridir. Zambırhan ve Asrihan iki mağaraları Taş Devrinden kalmadır.

Midyat: Mardin’in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir. İlçenin 18 km. doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir.

Nusaybin: Dünyaya ışık tutacak Medeniyetler tarihine yeni bir sayfa açacak Gınnavas Höyüğü buradadır. Morin Şehir Kalıntısı, Morin Kalesi, Dimitros Kalesi, Mor Ambaham Manastırı, Yeni Kale, Şirvan Kalesi, Mor Yakup Kilisesi ve kilisenin 5-6 metre derinlikte bulunan zemin katta Mor Yakup Mezarı, Mor Evgin Manastırı, Mor Yuhanna Kilisesi, Üzüm suyu kanalı, Selman-i Pak, Şeyh Ali Tepesi, Pir Kemal Türbesi, Arap Kışla, Bağdat Köprüsü, Tak-ı Zaferin önemli tarihi yerlerdir. Zeynel Abidin Camisi, Hz. Muhammed’ in 13. torunlarından olan Zeynel Abidin ve onun kız kardeşi Zeynep’in türbelerinin bulunduğu ilçenin en önemli camisidir.

Ömerli: Asurlar, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Türk İslam Devletlerinin hakimiyetlerinin bıraktığı antik değerler, Ömerliyi zengin kültür merkezi kılmaktadır. Fafah Kalesi, Beşikkaya Harabeleri, Göllü Harabeleri ve merkezde bulunan Kilise Harabeleri görülmeye değerdir.

Yeşilli: Mardin merkezinin kuzeydoğusunda yer alan Yeşilli, doğanın cömertçe oluşturduğu yemyeşil bir vadinin içinde mesire yerleriyle ün salmıştır. Romalılar devrinde yapılmış su kanalları, çeşmeler, bentler ve değirmenler görülmeye değerdir.

NASIL GİDİLİR?

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Karayolu : Terminale belediye otobüsleri ve minibüslerle ulaşmak mümkündür.

Demiryolu: İl topraklarına Şanlıurfa-Ceylanpınar’ dan giren demiryolu, sınırı izleyerek Suriye ve Irak’a ulaşır. Ayrıca Şenyurt kasabasından geçen bu yola Mardin 30 km. hatla bağlıdır.

Havayolu: Ankara aktarmalı İstanbul uçak seferleri yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Mardin Müzesi

Adres: Halk Kütüphanesi Binası Meydanbaşı – Mardin

Örenyerleri

Dara Harabeleri: Mardin’in güneydoğusunda 30 km. uzaklıkta Oğuz Köyü’ndedir. Burası eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kentidir.

Dara Kent Kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 8-10 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır. Kent kalıntıları içinde kilise, saray, çarşı ve depoları, zindan, tophane ve su bendi halen görülebilmektedir.

Ayrıca köyün etrafında kayalara oyulmuş 6-7 kadar mağara eve rastlanır. Bunların tarihi Geç Roma (Erken Bizans) dönemine kadar gider.

Midyat: Mardin gibi bir müze kent olan Midyat, Mardin’den yaklaşık 1.5 saat uzaklıkta yer alır. Mardin’e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır. Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel’e kaymıştır. Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat’taydı. Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar. Mutlaka izlemelisiniz…. Mardin’in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle de ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir. İlçenin 18 km. doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir.M.S.640 yılında Hz. Ömer zamanında Arap-İslam ordusu Süryanilerle işbirliği yaparak Mezopotamya’ya girince,özellikle bu eserin korunması için Hz. Ömer’ in emri ile ayrıcalık tanımıştır. Manastırda eskiden içinde zengin bir kütüphane bulunmaktaydı. Ayrıca içinde binlerce öğrencinin eğitim aldığı bir teoloji fakültesi bulunmaktadır. Midyat’ta Meşe, Bitim, Antepfıstığı gibi ürünler ve kendine has acur, kavun yetiştirilir. Dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştiği kavşak noktasıdır.

Kaleler

Mardin Kalesi: M.S.975-976 tarihlerinde Hamdaniler tarafından inşa ettirilmiştir. Kalede, cami, hamam, mahzen ve birçok ambar bulunmaktadır.

Dara Kalesi: Mardin’in 30 km. uzaklığındadır. Kale, İran Hükümdarı tarafından inşa ettirilmiştir

Cami, Kiliseler ve Manastırlar

Önemli bir İnanç Turizmi merkezi olan Mardin’de merkezde Ulu Cami, Meryemana Kilisesi ve Patrikhanesi, Mor Yusuf Kilisesi (Surp Hovsep), Deyruülzzafaran Manastırı (Mor Hananya), Deyrulumur Manastırı (Mor Gabriyel), Mor Yakup Manastırı (Nusaybin), Midyat Meryemana Manastırı ve Mor Dimet Manastırı görülmeye değerdir.

Medreseler

Zinciriye Medresesi: Mardin merkezde olup, 1214 ‘de inşa edilmiştir.

Kasımiye Medresesi: Mardin’in güneybatısında yer alan Medrese, Mardin yapılarının en büyüklerindendir. 1469-1503 yıllarında yaptırılmıştır.

Mağaralar

Mardin Gızzelin Mağarası (İplik Dokuma), Midyat Linveyri Şifa Mağarası, Mardin Şakolin ve Firiye, Midyat Kefilsannur, Midyat Şenköy Kefilmelep, Kefilmardin, Midyat Hapisnas, Midyat Tınat, Savur Kıllıt, Kızıltepe Hanika ve Salah, Nusaybin Hessinmeryem ve Sercahan, Mazıdağı Gümüşyuva ve Avrıhan, Derik Derinsu, Dırkıp, Haramiye Mağaraları Mardindeki mağaralardır.

NE YENİR?

Mardin’in çok özel yöresel yemekleri mevcuttur. Özellikle kıbbe, çiğ köfte, keşkek, zerde, cevizli sucuk, helva çeşitleri, cevizli tatlılar yenebilir.

NE ALINIR?

Mardin’in meşhur telkari gümüş işlemesi alınabilir.

YAPMADAN DÖNME

Mardin Müzesi, Deyrulzaferan Manastırı ile Kasımpaşa Medresesi görmeden,

Badem şekeri, leblebi, ceviz sucuğu tatmadan,

Telkariden gümüş işleme almadan,

Kiraz Festivaline gitmeden

…Dönmeyin.

Mardin’e Atananlara Tavsiyeler

Kalacak yer konusunda sıkıntı çekilmeyen güzel bir şehir.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

5. Diyarbakır

Yüzölçümü: 15.355 km²

İl Merkezi Nüfusu: 875.069

Toplam İl Nüfusu: 1.570.943  (2011 yılı)

İl Trafik No: 21

İl Telefon Kodu: 412

Hakkında Bilgi

Isının 40-50 dereceye vardığı yaz günlerinin bunaltıcı sıcaklığından kurtulmak amacıyla gelişen düz damlı evleri ile tipik yöre mimarisinin günümüzde de yaşatıldığı Diyarbakır, uzun surları, Malabadi Köprüsüyle görülmesi gereken bir ildir.

COĞRAFYA

Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin orta kısmında, Elcezire’nin (Mezopotamya) kuzeyinde yer almaktadır. Doğuda Siirt ve Muş batıda Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya kuzeyde Elazığ ve Bingöl güneyde ise Mardin illeri bulunmaktadır.

Diyarbakır, yeryüzü şekilleri açısından genelde dağlarla çevrili, ortası hafif çukurlaşmış görünümündedir. İl, Güneydoğu Torosların kollarıyla çevrilidir. İlin en yüksek dağı Muş sınırı yakınındaki Anduk Dağıdır (2830 m.)

Diyarbakır ilinde sert ve kurak bir yayla iklimi hakimdir.

TARİHÇE

Diyarbakır tarihinin, önceleri M.Ö.3000 yılına kadar uzandığı bilinirken, son zamanlarda Çayönü kazıları ile yapılan araştırmalar sonucunda uygarlık geçmişinin M.Ö.7500 yıllarına kadar uzandığı belirlenmiştir. Diyarbakır ve çevresinde Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüştür.

İLÇELER:

Diyarbakır ilinin ilçeleri; Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice ve Silvan’dır.

Eğil: Zengin bir geçmişe sahip olan Eğil ilçesi tarih içinde de önemli bir yer işgal etmiştir. Asur Kalesi’nin adından da anlaşılabileceği gibi Asurluların da ötesine ulaşan bir geçmişi vardır.

Çermik: Diyarbakır’ın kuzeybatısında olan Çermik, kaplıcalarıyla tanınmış ünü tüm yurda yayılmış güzel ve yemyeşil bir ilçemizdir. Dünyanın her yanından insanlar şifa bulmak amacıyla bu kaplıcalara gelirler. İlçenin eski kalesi, Alaaddin Camii, Abdullah Paşa Medresesi Haburman Köprüsü efsanevi Gelin Dağı, Seyfullah Bey Hamamı ve Ali Dede Çeşmesi ilk anda görülmesi gereken ünlü yerlerindendir.

Hani: Diyarbakır’ın 90 km. kuzeydoğusunda Bingöl-Diyarbakır karayolu üzerinde dağlık bir yerleşim yeridir. Hani İlçesinde 13. yy.da yapıldığı sanılan Hatuniye Medresesi ve 15. yy.da yapılan Ulu Cami bir Selçuklu eseridir.

Kulp: Kulp, Diyarbakır’ın en uzak ilçesidir. Ürettiği nefis ballarıyla tanınan Kulp, Kâfurum Kalesi, Kanikan Mağaraları, Kale-i Ulya, Ciksi Kalesi, Büyük Kaya, İmamı Gazali Türbesi ve çok eski olduğu sanılan Bahemdan köyü gibi eski eserleriyle de geniş bir tarihi zenginliğe sahiptir.

Kocaköy: Kocaköy’ün ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. İlçede birçok höyük ve mağara bulunmaktadır.

Lice: Diyarbakır’ın 95 km. kuzeyinde tarihi bir yerleşim merkezidir. Efsanesi dünyaca bilinen, çeşitli ülke ve şehirlerin sahip çıktığı Eshab-ül Kehf mağarasının asıl efsanede geçen Dakyonus şehri tüm özellikleriyle Diyarbakır’ın Lice ilçesi yakınındadır.

Silvan: Kuruluş tarihinin Diyarbakır kadar eski olan Meyyafarikin uygarlığının beşiği olan bir ilçedir. Dünyanın önemli eserlerinden Malabadi Köprüsü, Silvan Kalesi, Kulfa Kapısı ve çeşitli tarihi camilerin yer aldığı tepeden tırnağa tarihle doludur

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Diyarbakır’dan hemen hemen Türkiye’nin her yerine otobüs ile yolculuk mümkündür. Otogar şehir merkezindedir. Yolcular şehir içi minibüsleri ile taşınmaktadır.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Havayolu: Havalimanı: Şehir merkezine uzaklığı 3km.dir. Her gün düzenli olarak Ankara ve İstanbul’a uçak seferleri bulunmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

Müzeler

Diyarbakır Müzesi

Örenyerleri

Çayönü – Ergani/Sesverenpınar

Üçtepe – Bismil/Üçtepe

Hassuni Mağarası – Silvan/Merkez

Hilal Mağarası – Ergani/Sesverenpınar

Surlar

Diyarbakır Surları: Çin Seddi’nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir.

M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir.

Çayönü buluntuları: Diyarbakır’ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde Ergani ilçesinde bulunan Çayönü antik kenti cilalı taş devrine yani günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik hayata geçilen yerlerden biri olduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan yapılan çeşitli aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi’nde sergilenmektedir.

Köprüler

Malabadi Köprüsü: Silvan ilçesi yakınlarında Batman çayı üzerindedir. Dünyadaki taş köprüler içinde kemeri en geniş olanıdır.

Cami ve Kiliseler

Tarihi ve mimari özellikleri ile muhteşem olan Ulu Cami, Nebi Cami ve Safa Cami Diyarbakır’ın en ünlü camilerdir. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, orijinal dizaynı ve hem Bizans hem de daha eski mimari malzemeleri kullanması ile ilginç olup Türkiye’nin en eski camilerindendir.

Diyarbakır’ın 77 km doğusunda, Silvan’da 1185 yılında yapılmış, zarif görünümlü Ulu Cami, kemer kapıları ifade eden ince taş kabartmaları ile görülmeye değerdir.

Diyarbakır Cami ve Kiliseleri

Diyarbakır’ın önemli kiliseleri arasında Mart Thoma, Meryem Ana, Kırklar Kilisesi ve Mart Pityon Kilisesi sayılabilir. Meryem Ana Kilisesi, şehirde kalan az sayıdaki Süryani cemaati tarafından halen kullanılmaktadır.

Ulu Cami (Merkez): İslam dünyasında beşinci Harem-i Şerif olarak bilinmektedir. Diyarbakır İslam ordularınca fethedildikten sonra, ildeki en büyük Hıristiyan tapınağı Mar-Tama kilisesi, M.S. 639 yılında camiye çevrilmiştir. 1091’de Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında tamir ettirilmiştir. 1115 tarihinde meydana gelen deprem ve yangında büyük hasar gören cami, 1240 yılında halkın yardımıyla onarılmıştır. Avlusundaki şadırvanları, çeşitli devirlere ait kitabeleri yönünden büyük değer taşıyan bu ilk İslam yapısı, kara taşlarla inşa edilmiştir.

Anadolu’nun en eski camisi olan Ulu Cami, çevresindeki iki medrese ve diğer yapılarla anıtsal yapılar topluluğu olarak günümüzde de dikkat çekmektedir. Plan olarak 705-715 yıllarında inşa edilen Şam’daki Ümmiye ve Emevi camilerine benzemektedir.

Behram Paşa Cami (Merkez): 13. Osmanlı Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılan cami, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Caminin çok süslü minberi bir sanat harikasıdır.

Şeyh Matar Cami (Merkez): Dört ayaklı minare ve cami, Akkoyunlu eseri olup 1500 yılında Sultan Kasım tarafından yaptırılmıştır. Minare yekpare taş sütun üzerinde dört köşeli olarak inşa edilmiştir. Sütunların üzerinde fırınlanmış ağaç kullanılması da minarenin özelliklerinden biridir. Bir inanışa göre yedi defa sütunların arasından geçenin dileği kabul edilirmiş.

Safa Cami (Merkez): 1532 yılında yapılan cami, Akkoyunlu eseridir. Eskiden bir kılıf içinde muhafaza edildiği söylenen minaresi oldukça zariftir.

Meryem Ana Kilisesi (Merkez): VI. yy.dan kalma olup, zamanla birçok onarım görmüştür. Bizans devrinden kalma mihrabı, Roma biçimi kapısı ilgi çekicidir. Kilisede bazı azizlerin türbesi bulunmaktadır. Süryani Kadim Yakubi mezhebine ait olan kilisede bazı azizlerin tasvirleri bulunmaktadır.

Hanlar, Kervansaraylar

Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu’nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han’da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır.

Kervansaray

Mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri olan Kervansaray, bugün restore edilerek otel haline getirilmiştir.

Kaplıcalar

Çermik Termal Turizm Merkezi

Yeri: Diyarbakır-Çermik ilçe merkezinin doğusunda yer alır.

Suyun Isısı: 48oC

PH Değeri: 6,3

Özellikleri: Bikarbonatlı, Klorürlü, Karbondioksitli, Hidrojen Sülfürlü ve kısmen radyoaktif bir bileşime sahiptir.

Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri

Tedavi Ettiği Hastalıklar: Romatizma, deri, solunum yolu, kadın, eklem ve kireçlenme gibi hastalıklara olumlu etki yapar.

Konaklama tesisleri mevcuttur.

NE YENİR?

Devasa boyutlardaki karpuzu ile tanınan Diyarbakır, yemek kültürü açısından da oldukça zengindir. Akşamın geç saatlerinde, tezgahlarda satılan cartlak kebabı olarak bilinen ciğer kebabı geleneksel yemekleri arasındadır.

Diyarbakır’ın en ağır yemeklerinden olan kibebumbar, işkembe ve bağırsakların et, pirinç, nane, biber ve tuz karışımı ile pişirilir. Bunların yanında içli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, Kibukudur, lebeni, tatlılardan ise burma kadayıf ve Nuriye tatlısı ünlüdür. Üzümden yapılan pestil ve sucuk, otlu peynir, örgü peynir, sumak çokça yenen diğer yiyeceklerdir.

Diyarbakır’dan Yemek Tarifleri

Patlıcan meftunesi

Hazırlanışı: Bir tencere içinde yağda gerekli miktarda et iyice kızartılır, doğranmış sivri biber ilave edilir. Daha sonra salça ve pul biber iyice kızartılır. Az tuzlu suda doğranmış patlıcanlar bolca yıkanıp tencereye konur. Biraz pişirilir, doğranmış domatesler ilave edilir. Bir müddet sonra yemek kaynadıktan sonra, bir miktar süzülmüş sumak suyu ilave edilir. Yemek kaynatılır. Piştikten sonra ocaktan alınır. Ezilmiş sarımsak yemeğe katılır, servise sunulur.

Ekşili etli dolma

Hazırlanışı: Dolma içi: Kuyruk tarafından seçilen yağlı etler küçük küçük doğranır, doğranmış soğan, sivri biber, domates, pirinç, baharat, tuz, pul biber, salça, sıvı yağ ile süzülmüş sumak suyu ile karıştırılıp dolma içi hazırlanır.

Daha sonra haşlanmış lahana ve oyulmuş patlıcan, kabak ve domateslerin içine doldurulup tencereye dizilir. Süzülmüş sumak suyu yeteri kadar ilave edilir, dolmaların dağılmaması için yassı bir taş dolmaların üzerine konur. Kaynayıncaya kadar pişirilir. Ocaktan alınır, tencerenin kapağı 15 dakika kadar açılmaz. Daha sonra servis yapılır.

İçli köfte

Köfte içi hazırlanması: Yağsız kıyma, ufak doğranmış kuru soğan, pul biber, baharat, kara reyhan ve maydanoz iyice kızartılıp pişirilir ve soğumaya bırakılır.

Bulgurun hazırlanışı: Köftelik bulgur ile döğme kırıntısı birbiriyle karıştırılıp biraz tuz ve sıcak su ilave edilir. Yarım saat bırakılır, köftelik hamur haline gelir. Köftelik iyice yoğrulur. Hazırlanan hamur yumurtadan küçük şekilde ayrılır, köfte içi açılır.

Pişirilmesi: İçi açılan köftelere hazırlanan iç doldurulup kapatılır. Kaynatılan suyun içine köfteler bırakılır. Köfteler kaynayan suda haşlanmış olarak su yüzüne çıkarsa pişmiş olur. Daha sonra yumurtalar kırılıp çırpılır ve haşlanmış köfteler yumurtaya batırılıp tavada kızartılır servise hazır hale gelir.

NE ALINIR?

El sanatları, hasır bilezik, kiniş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler kuyumcuların beğenilen ürünleridir. Köylerden el dokuması halı ve kilim üretimi yapılmaktadır.

YAPMADAN DÖNME

Diyarbakır Surlarını gezmeden,

Malabadi Köprüsünü görmeden,

Eski Diyarbakır Evlerini görmeden

Cahit Sıtkı Tarancı ve Arkeoloji Müzelerini görmeden,

Selim Amca’da kaburga yemeden, meyankökü içmeden,

Diyarbakır hasırı almadan

…Dönmeyin.

Diyarbakır’a Atananlara Tavsiyeler

Merkez ve ilçelerde kalacak yer bakımından sıkıntı olmayıp, uygun fiyatta evler vardır.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

6. Şanlıurfa

Yüzölçümü: 18.584 km²

İl Merkezi Nüfusu: 515.199

Toplam İl Nüfusu: 1.716.254  (2011 yılı)

İl Trafik No: 63

İl Telefon Kodu: 414

Hakkında Bilgi

Şanlıurfa, tarihi geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan, Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı, Hz. İsa tarafından kutsanan kent adeta bir müze şehir görünümündedir. Harran’ı gezerken 4000 yıl öncesinin solunduğunu hissetmemek, Atatürk Barajının suladığı Harran Ovası’nda ise yaratılan bolluk ve bereketi gözlemlememek mümkün değildir.

Urfa ilinin ilçeleri; Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç ve Viranşehir’dir.

COĞRAFYA

Karacadağ Şanlıurfa’nın en yüksek noktasını teşkil eder. Güney yarısında ovalar yer alır. Şanlı Urfa’nın etrafında çok sayıda mağara; sarnıç; polye; dolin bulunmaktadır. (Kanlı Mağara; Dedenin Sarnıcı vb.)

Batıdan doğuya doğru Suruç; Harran; Viranşehir-Ceylanpınar; Halfeti; Hilvan ve Bozova Ovaları en önemli ovaları, Karacadağ; Tektek; Takırtukur; Susuz; Germuş; Nemrut; Şebeke; Arat dağları en önemli dağları, Fırat Nehri; Culap Suyu; Habur Nehri en önemli nehirleri ve Atatürk Baraj Gölü; Halil-ür Rahman Gölü; Aynzeliha Gölü de en önemli gölleridir.

Şanlıurfa iklimi karasal iklim özelliği gösterir. Yazları çok sıcak ve kurak; kışları bol yağışlı ve nispeten ılıman geçmektedir.

TARİHÇE

Şanlıurfa tarihinin Paleolotik çağa kadar uzandığı tespit olunmuştur. Kazılarda Neolitik çağ Kalkolitik çağ ve İlk Tunç çağına ait çok sayıda değerli eserler ele geçirilmiştir.

Bölge, Arami, Part, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Selahattin Eyyubi, Moğol, Memlük ve Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Şanlıurfa yurdumuzun güneydoğu sınırlarında ve Arap ülkelerine geçişte yer alması ve GAP’ın merkezi oluşu nedeniyle karayolu ulaşımda önemli rol oynamaktadır.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Havayolu: Kentte havalimanı bulunmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri Şanlıurfa Müzesi: Şanlıurfa Müzesi’nde; Harran’daki kazı çalışmalarından elde edilen eserlerin yanı sıra, yöredeki diğer höyüklerde ve eski iskan yerlerindeki çalışmalar sonucu ortaya çıkarılan kültür varlıkları kronolojik sıralama ile teşhir edilmektedir. Giriş katındaki ilk salon Asur, Babil ve Hitit çağlarına ait eserlere ayrılmıştır.

Harran: Şanlı Urfa’nın 44 kilometre güneydoğusundadır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen tarihi Harran Kenti, kendi adıyla anılan Harran Ovası merkezinde kurulmuştur.

Tevrat’ta Hârân olarak geçen yerin burası olduğu söylenilir. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamberin torunlarından Kaynana veya İbrahim Peygamberin kardeşi Aran’a (Haran) bağlarlar. 13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazmaktadır. Bu nedenle Harran’a Hz. İbrahim’in kenti de denildiğini, Harran’da İbrahim Peygamberin evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın varolduğunu söylemektedir.

Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari’de bulunan M.Ö. II. bin başlarına ait çivi yazılı tabletlerde “Har-ra-na” veya “Ha-ra-na” şeklinde rastlanılmaktadır. Kuzey Suriye’de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran’dan “Ha-ra-na” olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarına ait Hitit Tabletlerinde, Hitit’lerle Mitanni’ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran’daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir.

Harran, Kuzey Mezopotamya’dan gelerek batı ve kuzeybatıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı Harran, Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların da önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu’dan Mezopotamya’ya Mezopotamya’dan da Anadolu’ya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmıştır. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur.

Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin (Sabiizm) önemli merkezi olması yönüyle ünlü idi. Bu nedenledir ki Harran’da Astronomi ilmi çok ilerlemiştir.

Urfa’nın Hıristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine karşılık, Asur, Babil ve Hitit devirlerinden beri Harran’da süre gelen Sabiizm varlığını M.S. 11. yüzyıla kadar sürdürebilmiştir. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi “Harran ekolü”dür.

Bugün Cüllab ve Deysan ırmakları kurumuş olduğundan, Harran sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık tarihi ile ayakta durmaktadır. Tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları, geceleyin gökyüzünde pırıl pırıl yıldızları ile turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Atatürk Barajı ve Urfa Tünelleri vasıtasıyla Harran Ovasına akıtılacak olan Fırat Nehri, Harran’ı tarihteki yeşil ve verimli günlerine kavuşturacaktır.

Şuayb Şehri: Şanlıurfa’dan 88 km uzaklıktaki Özkent köyü adıyla anılan tarihi harabelerdir. Geniş bir alana yayılan ören yerinin surlarla çevrili olduğu ve Roma devrinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Halk arasında Şuayb Peygamberin bu kentte yaşadığına inanılır. Burada Peygamber Makamı olarak ziyaret edilen bir de mağara bulunmaktadır.

Sogmatar: Şanlıurfa’ya 73 km uzaklıktaki kent bugün Yağmurlu köyü adıyla anılmaktadır. M.S.1 ve 2’nci yüzyıllarda Süryaniler tarafından iskan edilmiştir. Kökü Harran Sin Kültürüne dayanan Sabiizm ve Baş tanrı Marilaha’nın kültür merkezi olduğu bilinen Sogmatar ören yerinin Baş tanrıya ve gezegenlere ibadet edilen ve kurban kesilen açık hava mabedi en önemli kalıntılarından biridir. Mabedin duvarlarında Süryanice yazılar ve gezegenleri tasvir eden insan rölyefleri işlenmiştir. Ayrıca Kalenin batısında bulunan tepedeki kayalara da tanrıları tasvir eden rölyefler ve Süryanice yazılar işlenmiştir.

Nevali Çori: Nevali Çori adıyla tanınan antik yerleşme yeri, Şanlıurfa ili Hilvan ilçesine bağlı Kantara köyünün sınırları içerisinde Fırat nehrinin sağ tarafında ve onun bir kolu olan Katara Deresinin yanında yer almaktadır.

Kazane: Şanlıurfa merkeze bağlı Kazane (Uğurcuk) yerleşim alanının tarihi MÖ 5000-3000’e dayanmaktadır. Çalışmalar sırasında mimari buluntular, evler, sokaklar ve bu döneme ait eserler bulunmuştur. Bu yerleşim alanında höyüğün tepesinde su deposu inşa edilmiştir. Ayrıca Sümerce’yi Akadça’ya çeviren bir alfabe bulunmuştur.

Balıklı Göl: (Aynzeliha Ve Halil-Ür Rahman Gölleri) Urfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Urfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerleridir.

İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer. Hz. İbrahim’in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür. Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha da İbrahim’e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır.

Camiler ve Kiliseler

İnanç Turizminin önemli merkezlerinden olan Urfa’da Ulu Cami , Hasan Padişah Cami, Halil-Ür Rahman Cami, İbrahim Peygamber’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami, Eyyüp Peygamber Makamı Ve Kuyusu görülebilecek Camilerdir. İsa Kilisesi, Der Yakup Kilisesi Urfa’nın önemli kiliseleridir.

Ulu Cami (Merkez): Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken M.S. 435-436’da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon Kilisesi’ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile “Kızıl Kilise” olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

Anadolu’daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu’da ilk kez Şanlıurfa Ulu Cami’nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanılmaktadır.

Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara Ve Mevlid-İ Halil Cami (Merkez): Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin “Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir” demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister.

Sarayın putçusu Azer’in hanımı bu mağarada gizlice Hz. İbrahim’i dünyaya getirir. Hz. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Hz. İbrahim’in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.

Balıklı Göl (Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Gölü-Merkez): Şehir merkezinde olup, içindeki balıklar, etrafındaki asırlık çınar ve söğüt ağaçları ile tabii bir akvaryum görünümündedir. Göller, Ayn-ı Zeliha ve Halil-ür Rahman olmak üzere iki tanedir. Hz. İbrahim Peygamber’in, devrin hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye ve onları kırıp parçalayarak tek tanrı fikrini savunmaya başlaması üzerine Nemrut tarafından bugünkü Şanlıurfa Kalesi’nden ateşe atılır. Bu esnada Allah tarafından “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim’in düştüğü yere “Halil-ür Rahman Gölü” denilir. Nemrut’un evlatlığı Zeliha da, Hz. İbrahim Peygamber’e aşık olur. Hz. İbrahim Peygamber için babalığı Nemrut’a yalvarır. Hz. İbrahim’in ateşe düştüğünü görünce Zeliha da kendini ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yere de Ayn-ı Zeliha Gölü denir.

Hz. Eyyüp Peygamber ve Makamı (Merkez): Hz. Eyyüp peygamberin, M.Ö. 2100 yılında Suriye’de Şam ile Ramla arasında üst diyarı denilen ülkenin Desniye köyünde dünyaya geldiği rivayet edilmektedir. Cüzzam hastalığına tutulan Eyyüp Peygamber, Rahime adlı karısı ile mağarada çile çekmeye devam ederek Allah’a ibadetten vazgeçmez. Bütün ıstıraplarına rağmen Allah’a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihanı kazanır, Allah tarafından belirtilen şifalı su ile yıkanarak iyileşir, hanımı ile kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha sonra uzun müddet yaşar. Şanlıurfa merkezinde bulunan Hz. Eyyüp peygamberin çile çektiği mağara, Eyyüp Peygamber Makamı olarak ziyaret edilmektedir.

Eski Ömeriye Cami (Merkez): Şanlıurfa merkezinde bulunan bu caminin, mevcut kitabeleri onarım devrine ait olduğundan inşa tarihi bilinmemektedir. Halk arasında adına dayanılarak caminin Hz. Ömer tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Son cemaat yerinin doğu duvarında yer alan kitabede caminin 1301 tarihinde Muhammed Ağa tarafından tamir edildiği yazılıdır. Bu kitabedeki tarih Ömeriye Caminin Urfa’nın en eski camilerinden biri olduğunu göstermektedir.

Halil-Ür Rahman Cami (Döşeme Cami-Makam Cami-Merkez): Halil-ür Rahman Gölünün güneybatı köşesinde yer alan cami, medrese, mezarlık ve Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü makamdan meydana gelen bir külliye halindedir. Cami, M.S. 504 tarihinde (Bizans dönemi) Urbisyus’un maddi yardımlarıyla monofistler adına yaptırılan Meryem Ana Kilisesi üzerine XIII. yy.da Eyyübiler devrinde inşa edilmiştir. Caminin güneydoğu köşesine bitişik kare gövdeli kesme taş minarenin batı cephesindeki kitabede, Eyyübilerden Melik Eşref Muzafferiddin Musa’nın emriyle 1211 yılında yaptırıldığı yazılıdır.

Rızvaniye Cami (Zulumiye Cami-Merkez): Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarında yer alan cami, Bizans devrine ait St. Thomas Kilisesi’nin yerine Osmanlıların Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716 yılında yaptırılmıştır.

Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Rahime Hatun Türbeleri (Eyyüp Nebi Köyü-Viranşehir): Hz. Eyyüp Peygamberin mezarının, Viranşehir ilçesinden 12 km uzaklıkta Eyyüp Nebi Köyü’nde olduğu rivayet edilmektedir. Hz. Eyyüp 7 yıl çile çektikten sonra kendisine Allah tarafından nail olunan şifalı su ile yıkanıp yaralarından kurtulur. Daha sonra eşi Rahime Hatunla birlikte Eyyüp Nebi Köyünde yaşar. Her ikisinin türbesi de bu köyde bulunmaktadır.

Eyyüp Peygamberi görmek için 3 ay yol yürüyen ve çok yakınına geldiği halde göremeden ölen Hz. Elyasa’nın kabri de aynı köydedir. Rivayete göre; IV. Murat Bağdat seferinde iken Eyyüp Nebi Köyünde mola verip bir gece konaklar. Rüyasında birisi kendisine “Kaldığın yer Eyyüp Peygamberin makamıdır. Sabah kalktığında atının kişneyerek ayağını üç defa vurduğu yere bir cami ile türbe yaptır.” der.

Yine özellikle yöre halkı tarafından anlatılan başka bir rivayete göre Eyyüp Peygamberin sırtını sürdüğü kutsal bir kaya kütlesi de bu köyde bulunmaktadır. Hz. Eyyüp Peygamberi ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa’yı (Hz. Eyyüp, “Beni ziyarete gelenler önce Hz. Elyasa’nın türbesini ziyaret etsin” demiştir.) sonra Hz. Eyyüp’ün türbesini, daha sonra Rahime Hatunu ve en son da sırtını sürdüğü kutsal taşı ziyaret etmektedir.

Şuayb Şehri (Harran): Harran’a 45 km mesafede, bir ören yeri olup mevcut kalıntılar Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların bazı duvar ve temel kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Şuayb şehri harabeleri arasında bir mağara, Şuayb Peygamberin makamı olarak bilinmektedir.

Ulu Cami (Harran): Harran Höyüğünün kuzeydoğu eteğinde yer alan Ulu Cami, 744-750 yıllarında Emevi Hükümdarı II. Mervan tarafından yaptırılmıştır. Ünlü medresesi, hamamı, hastanesi ile bir külliye halinde olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu’nun en eski ve en büyük camisi olması bakımından önem arz eden caminin Selçuklu dönemindeki onarımlarından kalma mimari parçaları, taş süsleme sanatının son derece güzel örneklerindendir.

Der-Yakup Kilisesi (Nemrut’un Tahtı-Merkez): Urfa Kalesinin batısında Damlacık sırtlarında kurulmuş olan bu yapının Hıristiyanlık dininin doğuşundan sonra yaptırılan ilk kiliselerden olduğu bilinmektedir. M.S. 38 yılında Hıristiyan olan Süryaniler tarafından kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir. Buraya Nemrut’un tahtı da diyenler olduğu gibi Nemrut’un mezarı diyenler de vardır. Halk arasında Apgarın Dağı da denir. Süryaniler buraya Deyro D’Nalşotho (Ruhların Manastırı) demişlerdir.

Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi-Merkez): Bu kilise Tılfındır Mahallesindedir. Hıristiyanlık tarihinin ilk kiliselerinden olup M.S. 38 yılında Süryaniler tarafından yapılmıştır. Evliya Çelebi Hz. İsa’nın Urfa’ya geldiğini ve bu kiliseyi ziyaret ettiğini, bu nedenle buraya Deyr-i Mesih (İsa Kilisesi) denildiğini yazmaktadır.

Harran (Harran): Din ve dilleriyle en eski milletlerden biri sayılan İbraniler, tek tanrıya inanan bir din anlayışını ilk gerçekleştiren kavimdir. Kutsal kitaplarda anlatılan Sami asıllı Yahudi kavmi, Tevrat’a göre Yehova İbranilerini yöneten İbrahim Peygambere “Kabileni al ve baba evini (Ur şehri şimdiki Urfa) bırak, göstereceğim ülkeye git. Orada kavmini büyük bir millet yapacağım.” denmiştir. Yine Tevrat’ta “Abram Harran’dan gittiği vakit, 75 yaşında idi” denilmektedir. Hz. İbrahim’in evinin kentin ortasında bulunan höyüğün kuzey eteklerindeki kalıntılar arasında bulunduğu bilim çevrelerince iddia edilmektedir.

Köprüler ve Su Kemerleri

Karakoyun Deresi : Karakoyun deresinin tarihteki adı Deysan Irmağıdır. Urfa’nın batısından doğan, şehir içersinden geçerek Harran Ovası’nda Cüllap Irmağıyla birleşen bu dere günümüzde kurumuş bir durumdadır. Karakoyun Deresi üzerinde batıdan başlamak üzere doğuya doğru; Hızmalı Köprü, Millet Köprüsü, Jünstinyen Su Kemeri, Samsat Köprüsü (Eski Köprü), Hacı Kamil Köprüsü, Beg Kapısı Köprüsü (Kısas Köprüsü) ve Demir Köprü bulunmaktadır.

Karakoyun Su Kemeri : Millet Köprüsü ile Samsat Köprüsü arasındadır. Bizans imparatoru Jünstinyen tarafından 525 senesinde yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Urfa Kalesi: Kentin güneybatı kesiminde, Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha Göllerinin güneyindeki Damlacık Dağı üzerindedir. Doğu, batı ve güney tarafı kayadan oyma derin savunma hendeği ile çevrili, kuzey tarafı ise sarp kayalıktır.

Çeşmeler

Firuz Bey Çeşmesi: Ulu Caminin doğusuna bitişik olan Eyyübi Medresesinin güney duvarında yeralan çeşme 1781 tarihinde Firuz Bey tarafından yaptırılmıştır. Medreseden günümüze sadece 1191 tarihli kitabesi kalmıştır. Aynı yerde bugün görülen tek eyvanlı medrese, Eyyübiler Devri medresesinin üzerine 1781 tarihinde Nakibzade Hacı İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Hamamlar

Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma 8 hamam bulunmaktadır. Bunlar; Cıncıklı, Vezir, Şaban, Velibey, Eski Arasa, Serçe ve Sultan hamamlarıdır.

Hanlar ve Çarşılar

Urfa’da Osmanlı Dönemi’nden kalma çok sayıdaki hanın en güzel örnekleri Gümrük Hanı, Hacı Kamil Hanı, Mençek Hanı, Topçu Hanı, Bican Ağa Hanı, Millet Hanı ve Barutçu Han’dır.

Şanlıurfa’nın Osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılarından oluşan eski ticaret merkezi Gümrük Hanı civarında yoğunluk göstermektedir. Kazaz Pazarı (Bedesten), Sipahi Pazarı, Koltukçu Pazarı, Pamukçu Pazarı, Oturakçı Pazarı, Kınacı Pazarı, Bıçakçı Pazarı, Kazancı Pazarı, Neccar Pazarı, İsotçu Pazarı, Demirci Pazarı, Çulcu Pazarı, Çadırcı Pazarı, Saraç Pazarı, Attar Pazarı, Tenekeci Pazarı, Kürkçü Pazarı, Eskici Pazarı, Keçeci Pazarı, Kokacı (Kovacı) Pazarı, Kasap Pazarı, Boyahane Çarşısı, Kavafhane Çarşısı, Hanönü Çarşısı, Hüseyniye Çarşıları Gümrük Hanı civarında yer alan ve günümüzde de tarihi özelliklerini koruyan önemli alış veriş yerleridir.

Ornitoloji: Dünyada soyu tükenmekte olan ve Türkiye’de yalnızca Birecik’te yaşayan Kelaynaklar Şanlıurfa yöresindeki hayvan türlerinden en ilgincidir. İbidae soyundan olan Kelaynaklar baş ve gerdanları tüysüz olduğundan bu adla anılmaktadır. Birecik’ten başka Fas ve Cezayir’de yaşayan Kelaynaklar kış aylarında Etiyopya ve Madagaskar’a göç ederler ve şubat ortasından başlayarak Birecik’e gelirler. Kayalık yamaçlarda yuva kurar, yumurtlama döneminden sonra temmuz ayı ortalarında geri dönerler. Birecik’te her yıl Kelaynak Festivali düzenlenmektedir.

Geleneksel Urfa Evleri: Urfa evleri genellikle harem (halk harem der) ve “oda” denilen selâmlık kısmı olmak üzere iki bölümden oluşurlar. Bazen bu iki bölüm, aralarından bir duvarla ayrılmış ve sokak tarafından ayrı birer kapıları olan müstakil iki ev görünümünü verdikleri gibi, bazen de tek kapıyla girilen selâmlık bölümünden sonra ikinci bir kapıyla harem bölümüne geçilen bir plan gösterirler.

Hacı Hafızlar Evi: Kara Meydan semtindedir. Postahanenin güneyine bitişik olan bu ev, harem ve selâmlık bölümlü olup geleneksel Urfa evlerinin birçok özelliğini üzerinde toplamaktadır. 1888 yılında inşa edilen bu tarihi ev Kültür Bakanlığı’nca restore edilerek Devlet Güzel Sanatlar Galerisi haline getirilmiştir.

Sakıbın Köşkü: 1796-1876 yılları arasında yaşayan Şair Sakıp Efendi tarafından yaptırılan bu konak Halepli Bahçe içerisinde bulunur. Nedim Efendi Konağı gibi harem ve selâmlık olarak geniş bir alana yayılır. 1985 yılında Şanlı Urfa Belediyesi’nce tamir ettirilmiştir.

Küçük Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu Konağı: (Vilayet Konukevi) : Şanlı Urfa Merkezinde, Vali Fuat Caddesi’nin (Büyükyol) Balıklıgöl’e yakın kesiminde Selahattin Eyyubi Caminin batısındadır. Bu tarihi konak 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir (1890 yılları). Harem ve selamlık bölümleri vardır. Konakta inşaat malzemesi olarak ünlü Urfa Taşı kullanılmıştır.

NE YENİR?

Yemek kültürü oldukça zengin olan Şanliurfa’da Ayran çorbasi, çagala aşi, pakla aşi, hitti bastirmasi, sarimsak aşi, isot çömlegi, erik tavasi, semsek, has (marul) dolmasi, mimbar, acir bastirmasi, masluka, lebeni, borani, duvakli pilav, etli köfte (çiğ köfte), haş haş kebabi, kemeli kebap, tike kebabi, tepsi kebabi, frenkli (domatesli) kebap, kemeli cacik, bostana, koruk salatasi, katmer, aşir aşi, paliza, şillik, haside, kuymak, zingil, paliza geleneksel yöresel yemekler arasinda sayilabilir.

NE ALINIR?

Şanlıurfa’da tarihi çarşı ve pazarlarda el dokumacılığı, tarakçılık, ağaç oymacılığı, saraçlık (dericilik), kürkçülük, bakırcılık, kuyumculuk ve taş süslemeciliği ürünleri bulunmaktadır.

YAPMADAN DÖNME

Çiğ köfte tatmadan,

Harran’ı görmeden,

Urfa’nın acı kahvesini (mırra) içmeden,

Atatürk Barajını gezmeden,

Balıklı Gölü gezmeden,

Kelaynakları gözlemeden,

Kapalı çarşıdan alışveriş yapmadan,

….Dönmeyin.

Şanlıurfa’ya Atananlara Tavsiyeler

Kalacak yer konusunda rahat bir şehir ancak kiralar biraz yüksek.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

COLIN’S KIŞLIKLAR

7. Adıyaman

Yüzölçümü: 7.614 km²

İl Merkezi 211.789 (2011 yılı)

Toplam il Nüfusu: 593.931

İl Trafik No: 02

İl Telefon Kodu: 416

Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında yer alan, tarih sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre merkezlik etmiş olan bir kültür ve turizm kentidir. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları üzerinde, insanlık tarihinin bütün evrelerine dair bulgular elde edilmiştir. Adıyaman, dünyanın 8.harikası olarak anılan Nemrut Dağı eserleri, Kommagene uygarlığının kalıntıları, dünyanın 4.büyük barajı olan Atatürk Barajı, Çamgazi barajı, kış kampı organizasyonu, dünya birinciliğine sahip halk oyunları ile öne çıkan bir kenttir.

COĞRAFYA

Adıyaman’ın Kuzey kesimi torosların uzantısı olan Malatya dağları ile çevrilidir. Çelikhan, Gerger ve Tut ilçelerinin arazilerinin çoğu dağlıktır. İlin belli başlı dağları; Güneye inildikçe ova nitelikli araziler başlar. Şanlıurfa ve Diyarbakır ile il sınırı oluşturan Fırat Nehri ilin can damarıdır. Gölbaşı, İnekli, Azaplı Abdulharap Gölleri Adıyaman’ın doğal gölleridir. Atatürk Barajının yapılması ile meydana gelen Atatürk Barajı gölü, Adıyaman için adeta deniz niteliğindedir.

Adıyaman karasal bir iklime sahip olduğundan yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuk geçmektedir.

TARİHÇE

Adıyaman yöresinde Hititliler, Asurlular, Hurriler, Frigler, Persler, Makedonlar, Kommageneliler, Romalılar ve Bizanslılar yaşamıştır. Şehri 8. yüzyılda Emevi komutanlarından Masur İbni Caneve kurmuştur. Daha sonra Abbasiler, Eyyübiler, Selçuklular, Memlüklular ve Osmanlı egemenliğine girmiştir.1923 yılında Malatya iline bağlı ilçe olan Adıyaman 1954 yılında il olmuştur.

İLÇELER: Adıyaman (merkez), Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kâhta, Samsat, Sincik, Tut.

Besni: Adıyaman’ın batı kesiminde yer alan Besni en eski yerleşim yerlerinden biridir. Önemli tarihi kalıntıları arasında Besni ilçesine 15 km. uzaklıktaki Sofraz Tümülüsü, 33 km uzaklıktaki Sesönk (Dikilitaş) sayılabilir. Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusunda yeralan Besni İçmesinin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihaplarında faydalıdır.

Çelikhan: Adıyaman’ın kuzeyinde yeralan ilçenin Korucak köyünde bulunan içme suyu birçok hastalığa deva olup, şifalı bir su olarak her yıl birçok kişi gelmektedir.

Gerger: Adıyaman’ın 100 km kuzeydoğusunda yer alan Gerger ilçesi, İ.Ö. II. yüzyılda Kommageneliler’in atası olan Arsames tarafından kurulan Gerger Kalesi ile anılmaktadır.

Kahta: İlin 34 km. doğusunda yer alan doğu ve güneydoğu sınırları boyunca Fırat nehri uzanır. İlin en büyük ilçesi olan Kahta, Nemrut Dağı Tümülüsü ve Tanrı heykelleri ile yaratıcısı Kommagene Uygarlığı eserlerinin büyük bölümünü ilçe sınırlarında barındırır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen Nemrut Dağı’na gelenlerin durak ve konaklama

Samsat: Üç tarafı Atatürk Barajı gölü sularıyla çevrili bir yarım ada şeklindeki Samsat Adıyaman’a 47 km uzaklıktadır. Yapılan arkeoloji araştırma ve kazılarda eski Samsat ve civarında tarihi saraylar, Su kemerleri, Kaleler ve kıymetli eşyalar bulunmuştur.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Adıyaman’a karayolu ile Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Kahramanmaraş ve Diyarbakır olmak üzere beş güzergahtan gidilir. Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesi tam bir kavşak yeri olup, Malatya Kahramanmaraş – Gaziantep karayolu ulaşımı Gölbaşı üzerinden sağlanır.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Demiryolu: Demiryolu ulaşımı da Gölbaşı ilçesinden yapılmakta olup, Malatya – Fevzi Paşa demiryolu bu İlçeden geçmektedir.

Havayolu: Adıyaman Havalimanından tarifeli uçak seferleri bulunmaktadır.

Baraj Ulaşımı: Adıyaman’dan geçen, Şanlıurfa, Diyarbakır dahil Güneydoğu illerini birbirine bağlayan karayolu, Gerger İlçesine bağlı Güzelsu köyündeki feribot seferleri ile Şanlıurfa ve Siverek İlçesi’ne bağlanır.

GEZİLECEK YERLER

Nemrut Dağı

Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.

Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.

Anıtlar

Karakuş Tümülüsü (Kadınlar Anıt Mezarı) Milli Parkın güneybatısında Adıyaman-Kahta girişinde bulunan, Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından annesi İsas adına yaptırılan anıt mezar, sütun üzerindeki kartaldan dolayı Karakuş Tümülüsü olarak anılmaktadır. Doğu, batı ve güney yönlerde dörder sütun varken günümüze doğuda iki, batıda ve güneyde birer sütun kalmıştır. Doğu sütun üstünde aslan ve kartal heykel kalıntıları, batıdaki sütunun üstünde tokalaşma steli, yerde aslan heykel parçası vardır. Nemrut Dağı giriş noktası olarak belirlenen Karakuş Tümülüsü, Milli Park içersindedir.

Sofraz Tümülüsü İl merkezine 45 km., Besni ilçesine 15 km. uzaklıkta, Üçgöz (Sofraz) köyündedir. 15 m. Yüksekliğinde olan mezarın üzeri kırma taş ve molozla örtülüdür.

Sesönk (Dikilitaş) Besni ilçesinin 33 km. güneydoğusunda, Kızıldağ üzerinde Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından inşa edilen anıt mezar, her biri yaklaşık 10 metre yükseklikte üç çift sütunla çevrelenmiştir. Sütunları üzerinde kadın, erkek ve aslan kabartmaları bulunmaktadır.

Karadağ Tümülüsü Adıyaman’a 5 km. mesafede, Karadağ eteğindedir, 2 bölümden oluşan bir kaya mezarı vardır.

Beştepeler Adıyaman’a 25 km. mesafedeki Ilıcak Köyü sınırları içindedir. Yığma taşlardan yapılmış 6 adet tümülüs mezar bulunmaktadır. Mezarların, Kommagene Kraliyet ailesine ait soylu kişiler için yapıldığı tahmin edilmektedir.

Malpınarı Kaya Yazıtı Adıyaman’a yaklaşık 35 km. uzaklıkta Malpınar mezrasında doğal kaya üzerine oyulmuş Hiyeroglif bir kitabe ve kayalara yapılmış yerleşim birimleri Geç Hitit dönemine aittir.

Köprüler

Cendere Köprüsü Adıyaman’a 55 km. uzaklıkta ve Karakuş tümülüsünün kuzeydoğusundadır. Kahta çayının en çok daraldığı kesimde iki ana kaya üzerinde 92 iri kesme taştan yapılan bir büyük kemer ve doğu tarafındaki küçük bir tali kemerden oluşur.

Köprü, depreme karşı korunacak şekilde, sütunlara köprüye esneklik payı verilerek inşa edilmiştir. Köprünün hemen alt tarafında bulunan Kommageneliler’in Antiochos Theos döneminde inşa ettiği 5 kemerli diğer bir köprü, Romalılar tarafından yıkılmıştır.

Göksu – Kızılin Köprüsü Gümüşkaya köyü ile Ağcin köyü arasında Göksu çayının daraldığı bir noktada kaya zemin üzerinde kurulan köprü Roma dönemine aittir. Orta kemerin dışında genel olarak sağlam durumdadır.

Altınlı Köprü Köprünün büyük bir kemeri ve kademeli olarak küçülen üç kemeri daha vardır. Köprü taşları harç kullanılmadan sıkıştırma (Cendere) stiliyle yapılmıştır.

Kaya Mezarı ve Mağaralar

Haydaran Kaya Mezarları Adıyaman’ın 17 km. kuzeyinde Taşgedik Köyü sınırları içinde yer alır. Kaya mezarlar ve Güneş Tanrısı Hellias ile Kral Antiochos’un tokalaşma kabartmaları vardır.

Turuş Kaya Mezarları Adıyaman il merkezine 40 km. uzaklıkta ve Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 1 km. batısında yer alan Turuş Kaya Mezarları Roma Dönemine aittir. Mezarlar zeminden aşağıya doğru ana kaya oyularak yapıldığından mezarların girişine aşağıya doğru inen 10-13 basamaktan sonra ulaşılır. Bazılarının duvar ve kapı girişlerinde çeşitli figürlerde kabartmalar bulunmaktadır.

Dolmenler Dikilitaşın kuzeyindeki kayalık alanlarda, Aşağı hozişi köyü yakınlarında dolmen tipi mezarlar bulunmaktadır. Sala benzeyen iki büyük kayanın birbirine çatılması ile yapılan bu mezarların Taş Devri insanlarından kaldığı tahmin edilmektedir.

Zey Adıyaman’a 7 km. mesafede, Zey Köyü yakınında, erken dönem Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca Şeyh Abdurrahman Erzincani’ye ait bir türbe ve cami yer alır.

Göksu Mağaraları Göksu ırmağı boyunca yer alan 40 – 50 m. yükseklikteki sarp kayalıklar üzerinde doğal mağaralar bulunmaktadır. Besni tarafında Kızılin ve Sarıkaya Köyleri ile Adıyaman tarafında Gümüş Kaya ve Mal Pınarı civarında yoğunlaşmıştır.

Palanlı Mağarası Adıyaman’ın 10 km. kuzeyinde Adıyaman – Çelikhan – Malatya karayolunun üzerinde Palanlı köyünde yer almaktadır. M.Ö. 40.000 yıllarında kullanılmış doğal bir mağaradır. Duvarında bulunan ve halen fark edilen geyik figürü yalın kontur çizgilerle oluşturulmuştur. Mağaranın yer aldığı derin vadi ise ender bulunur bir doğa parçasıdır.

Kitap Mağarası Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş (demir Kale 1) adıyla anılan, ikişer katlı erken dönem Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Mağaralara İndere köyü (Zey) içinden yaya olarak gidilmektedir.

Gümüşkaya (Palaş) Mağaraları Adıyaman ilinin 40 km. güneybatısında Göksu nehri kenarında aynı adla anılan köyün batısında kayalardan oyma tünel şeklinde birbirleri ile bağlantılı çok sayıda mağaralar yer almaktadır. Tarihte konut olarak kullanılan bu mağaraların M.Ö. 150 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Camiler ve Kiliseler

Ulu Cami, Çarşı Cami, Kab Cami, Musalla Cami, St. Paul Kilisesi en önemlileridir.

Adıyaman Camileri

– Nemrut (Kahta)

Adıyaman’ın 103 km doğusundadır. Tümülüs ana kaya üzerine kırma taşların yığılmasıyla oluşturulmuştur. Tümülüsün doğu, batı ve kuzeyinde ana kaya düzleştirilerek teraslar düzenlenmiş, doğu ve batı teraslarda tanrı heykel ve kabartmaları yapılmıştır.

– Arsemia (Kahta)

Adıyaman’a 63 km uzaklıkta olup, Kahta çayının doğusundadır. Güneyindeki tören yolunda Mitras’ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Heracles tokalaşma steli ve bunun önünde döneminin Anadolu’da bilinen en büyük kitabesi vardır.

İçmeceler

Çelikhan İçmesi Çelikhan İlçesi’nin 23 km. kuzeydoğusundadır. İçmerenin suyu mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, hastalıklarıyla böbrek taşı ve şişmanlıkta kullanılması büyük ölçüde faydalıdır.

Besni İçmesi Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusundadır. Bu içmenin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihaplarında faydalıdır.

Kotur İçmesi Adıyaman’a 25 km. uzaklıkta ve kuzeybatısındadır. Akçalı köyüne 5 km. mesafede şifalı bir soğuk su içmesidir. Bu su bazı mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Milli Parklar

Nemrut Dağı Milli Parkı

Atatürk Barajı ve GAP

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 9 ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak) uygulanmakta olan çok sektörlü entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. Başlangıçta su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesine dayalı olarak tasarlanan proje, 1989 yılında GAP Mastır Planının hazırlanması ile çok sektörlü ve entegre bir bölgesel kalkınma projesine dönüştürülmüştür. Projenin en önemli ayağı olan Atatürk Barajı Türkiye’nin en büyük, dünyanın 8. büyük barajıdır. Adıyaman ve Şanlıurfa il sınırları içerisinde yer alan Atatürk barajı ile yıllarca kurak olan bu topraklara adeta can gelmiş, bölgenin ekonomisi hızla gelişmiştir.

Diğer taraftan, yöre halkı tarafından “deniz” olarak nitelendirilen Baraj Gölü, bölge turizmine büyük ölçüde çeşitlilik sağlamıştır. Göl üzerinde balıkçılık ve su sporları yapılmaktadır.

Müzeler ve Örenyerleri

EN HESAPLI UÇUŞLAR İÇİN TIKLAYINIZ…

Müzeler

Adıyaman Müzesi

Adres: Atatürk Cad. Adıyaman

Nemrutdağı Örenyeri – Kahda/Karadut

Aresemeia Örenyeri – Kahda/Kocahisar

Eski Besnil – Eski Beni/Merkez

Pirin Örenyeri – Adıyaman/Merkez

Arsameia Ören Yeri (Nymphaios Arsameia’sı): Kral I. Antiochos kitabelerinde söz edildiğine göre, Arsameia İ.Ö. 2. Yüzyılın başlarında Kommagene’lerin atası Arsemez tarafından Kahta çayının doğusunda Eski Kahta kalesinin karşısında kurulmuş Krallığın yazlık başkenti ve idare merkezidir.

Güneydeki tören yolunda Mitras’ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma steli ve bunun önünde Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı, yazıtın bulunduğu yerden başlayan 158 m. derine inen bir tünel ile yazıtın batısında benzer bir kaya dehlizi bulunmaktadır. Tepe üzerindeki platformda Mithridathes Callinichos’un mezar tapınağı ve sarayı yer almaktadır. Arsameia ören yeri, Adıyaman’a 60 km. uzaklıktadır.

Yeni Kale: Adıyaman’a 60 km. uzaklıkta Kocahisar köyü yakınındadır. Kommagene’ler tarafından inşa edilen Yeni Kale, karşısındaki Arsemeia ile birlikte kullanılmıştır. Romalılar ve ardından Memluklular tarafından restore edilen Kale en son 1970’lerde kısmen onarılmıştır. Kale içinde çarşı, cami, zindan, su yolları, güvercinlik kalıntıları ve kitabeler bulunmaktadır. Kale’den Nymphois’e inen su yolu bir tünelle Arsameia’ya başlanmıştır. 80 metreyi bulan bu yolla halen suya ulaşmak mümkündür.

Derik Kalesi: Cendere Köprüsünden sonra Sincik yolu üzerindeki Datgeli köyünün yakınlarındaki 1400 m. rakımda bulunan tepenin üzerine kurulmuştur. M.S. 70’lerde Romalılar tarafından inşa edildiği ve 300’lere kullanıldığı tahmin edilen, içerisinde büyük bir tapınak bulunan bölgenin kutsal alanı kabul edilen kalenin hemen yakınında Kommagene döneminde inşa edilen Temenos kalıntıları bulunmaktadır.

Gerger Kalesi (Fırat Arsameia’sı): Adıyaman’ın Kahta İlçesine 85 km. uzaklıkta bulunan, tarihi Geç Hitit dönemine dayanan kale, Fırat nehrinin batı yakasında yer almaktadır. M.Ö. II. yüzyılda Kommageneliler’in atası olan Arsames tarafından kurulmuştur. Sarp kayalar üzerine, Aşağı ve Yukarı Kale olmak üzere iki bölümde inşa edilen Gerger Kalesi’nin batı surlarında Kral Samos’a ait bir kabartma bulunmaktadır. İslami dönemde de kullanılan kale içerisinde cami, dükkanlar ve su sarnıçları bulunmaktadır.

Perre Antik Kenti: Adıyaman kent merkezine 5 km. uzaklıkta, Kuyucak köyü yolu üzerindeki Pirin köyündeki kalıntılar 200 civarındaki kaya mezarı ve yerleşim yerine sahiptir. Antik çağdan kalan bu nekropol ve çevresi Kommageneliler döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmakla birlikte, asıl Romalılar döneminde gelişmiş bir kenttir. Girişleri kabartmalarla süslenmiş birbirine geçişli içerisinde lahitler yerleştirilmiş kayaların içine oyulmuş mezar odaları şeklinde kalıntılardır.

NE YENİR?

Çiğ köfte, İçli Köfte, Basalla (ekşili köfte), Cılbır, Mercimekli Köfte, Pestil, Yapıştırma ve Hıtap, Adıyaman’ın ünlü yemek türlerinden bazılarıdır. İl merkezinde yöresel yemeklerin bulunduğu lokantalar mevcuttur. Kahta ilçesindeki Baraj Gölü kıyısında balık yenebilir. Nemrut Dağı yolu üzerindeki konaklama ve kafeteryalarda yeme-içme olanağı mevcuttur.

NE ALINIR?

Adıyaman’ın kent merkezinde bulunan tarihi çarşı Oturakçı Pazarı’nda yöreye özgü halı, kilim, cicim, heybe gibi el sanatları ürünleri ile turistik eşyalar bulunabilir. Nemrut’taki turistik tesislerde satılan Nemrut heykelleri, hediyelik olarak alınabilecek eşyalardır. Yine bu tesislerde, yörenin tarihinin anlatıldığı çeşitli dillerdeki Nemrut rehber kitapları bulunabilir.

YAPMADAN DÖNME

Nemrut Dağı’nı görmeden, güneşin doğuşunu ve batışını izlemeden,

Kommagene Uygarlığı eserlerini görmeden,

Atatürk Barajı Kahta Sahilindeki lokantalardan balık yemeden,

Adıyaman Müzesini gezmeden,

Yörede dokunan halı, kilim, cicim ve heybe ve Nemrut heykelleri almadan

…Dönmeyin.

Adıyaman’a Atananlara Tavsiyeler

Merkez ve ilçeleri dahil kalma yer konusunda oldukça rahat ve hesaplı bir şehir.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

8. Gaziantep

Yüzölçümü: 6.819 km²

İl Merkezi Nüfusu: 1.393.289

Toplam İl Nüfusu: 1.753.596  (2011 yılı)

İl Trafik No: 27

İl Telefon Kodu: 342

Hakkında Bilgi

Gaziantep’in İlçeleri: Araban, İslahiye, Karkamış, Nizip, Oğuzeli, Nurdağı, Şahinbey, Şehit Kamil, Yavuzeli’dir.

Coğrafyası: Akdeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin birleştiği noktada konumlanan Gaziantep Suriye’ye komşu sınır ilimizdir. Güneydoğu Torosların uzantıları olan Sof dağlarının bulunduğu ilde ayrıca Dülükbaba, Sam, Ganibaba ve Sarıkaya Dağları da yer almaktadır. İslahiye, Barak, Araban, Yavuzeli ve Oğuzeli ilin önemli ovalarını, Fırat Nehri, Nizip Çayı, Afrin Çayı, Merziman Çayı ve Alleben Deresi ise ilin önemli akarsularını oluşturmaktadır.

Yarısından fazlası ziraata elverişli olan il toprakları zeytin, fıstık, meyve ve sebze bahçeleri üzüm bağları pamuk ve buğday tarlaları ile kaplıdır. İlin dağlık kesimlerinde kısmen çam, köknar, sedir ormanları, step ve yarı step bitki örtüsü bulunur.

Gaziantep yaban hayatı açısından zengin bir ildir. İl dahilindeki ormanlarda bol miktarda keklik, turaç, yaban ördeği, yaban kazı, çil, kınalı baykuş, güvercin, serçe, an kuşu, yaban domuzu, tavşan, su kuşları, kirpi ve bıldırcın bulunmaktadır.

İklimi: Gaziantep, Akdeniz ve kara ikliminin geçiş noktasında yer almaktadır. İlin güney kesimleri Akdeniz ikliminin etkisinde olmakla beraber, genel olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlıdır. İlde yağış en çok kış ve ilkbahar aylarında görülür.

Tarihçesi: Gaziantep tarihinin oluşumunda ve niteliğinde yer unsurunun önemi büyüktür. Bölgenin, ilk uygarlıklarının doğduğu, Mezopotamva ve Akdeniz arasında bulunuşu güneyden ve Akdeniz’den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, uygarlık tarihine ve bugüne yön vermiştir. Bu nedenle Gaziantep tarih öncesi çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme sahası ve uğrak yeri olmuştur. Tarihi İpek Yolunun da buradan geçmiş olması ilin önemini ve canlılığını devamlı olarak korumasını sağlamıştır.

Gaziantep’in tarih devirleri Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selefkoslar, Roma ve Bizans, İslam-Arap ve İslam-Türk devirleri olarak sıralanabilir. Bu dönemlerin izlerini günümüzde de açık bir şekilde görmek mümkündür.

Ayıntap olarak bilinen eski kent, bugünkü Gaziantep’in 12 km. kuzeybatısında Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasındadır. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması yörenin Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu göstermektedir.

Bir süre Babil İmparatorluğu’nun egemenliği altında kalan Gaziantep, M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devleti’nin bir kenti olmuştur. “Dülük” şehri ise Hititlerin önemli bir dini merkezi olduğundan ayrı bir önem taşımaktadır.

Gaziantep ve çevresi M.Ö. 700-546 yılları arasında Asur, Med ve Pers İmparatorluklarının yönetimine girmiştir. Büyük İskender’in Pers Devleti’ni yıkmasından sonra Romalılar’ın, M.S. 636 yılına kadar da Bizanslılar’ın egemenliği altında kalmıştır.

Gaziantep, Kahramanmaraş’tan Halep’e, Birecik’ ten Akdeniz kıyılarına ve Diyarbakır’dan İskenderun’ a giden ana yollar üzerinde bulunduğundan, her dönemin kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur.

İslamiyet’in buralardan Anadolu’ya yayılmış olması ve Hz. Muhammed’in Peygamberlik mührünü görüp öpen ve O’nun vahiy katiplerinden olan Hz. Ökkeşiye’nin türbesinin Nurdağı ilçesinin Durmuşlar köyü yakınlarındaki bir tepenin üzerinde bulunması Gaziantep için ayrı bir önem taşımaktadır.

Hz. Ömer zamanında İslamiyet’in Arap yarımadası dışına yayılması için sürdürülen mücadeleler esnasında, İslam ordusu, Gaziantep yöresi ile Hatay’ı Bizanslılar’dan aldı. Böylece 639 yılında yöre halkı Müslümanlığı kabul etti. Hemen ardından kansız ve savaşsız Suriye ve Antakya yöresi de İslam kuvvetlerinin eline geçerek vergiye bağlandı. İşte Gaziantep’ in ünlü Ömeriye Camii o dönemde fethin sembolü olarak yapılmıştır.

Antep Kalesi

1071 Malazgirt Savaşından sonra bölgede Selçuklu İmparatorluğu’na bağlı bir Türk Devleti kurulmuştur. 1270 Yılında Moğolların istilası ile yıkılan kent, daha sonra Dulkadiroğulları’nın (1389) ve Memluklular’ın (1471) eline geçti. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Memluklular’a karşı yapılan Mercidabık (Kilis yakınında) Meydan Savaşından sonra Gaziantep ve yöresi Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimine girmiş oldu.

Osmanlılar döneminde çok sayıda cami, medrese, hanve hamam yapılmış, kent aynı zamanda üretim, ticaret ve el sanatları yönünden de ilerlemiştir. 1641 ve 1671 yıllarında yöreyi iki kez ziyaret eden Evliya Çelebi burada 22 mahalle, 8 bin ev, 100 kadar cami, medrese, han , hamam ve üstü kapalı çarşı olduğunu anlatır.

Ne Yenir: Gaziantep mutfağı seneler boyunca geleneklerinin ve yöresel damak lezzetinin zenginliği ile ülkemiz ve dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. İçli köfte, çiğ köfte, ekşili ufak köfte, malhıtalı (Mercimek) köfte, yoğurtlu ufak köfte ilde yapılan özgün et yemekleri çeşitleridir.

Kebapları ile meşhur olan ilde kuşbaşı kebabı (tike kebabı) kıyma kebabı, patlıcan kebabı soğan kebabı, simit kebabı ve ciğer (cırtlak) kebabı tadılmalıdır.

Yuvarlama, lahmacun, karışık dolma, maş çorbası, beyran şiveydiz, yaprak sarması, çağla aşı kabaklama, börk aşı, doğrama, kaburga dolması, alinazik, yoğurtlu patates, künefe, burmalı kadayıf ve Antepfıstığı ezmesi bilinen diğer yerel yemek çeşitleridir.

Ne Alınır: Bakır işlemeler, sedef kakmalı eşyalar, altın ve gümüş takılar, yemeni adı verilen üstü kırmızı yada siyah deriden tabanı ise köseleden dikilen topuksuz ve çok sağlıklı olan geleneksel ayakkabılar, beyaz kumaş üzerine sarılarak ve çekilerek beyaz, sarı, krem rengi ipliklerle yapılan el işlememeleri Gaziantep’ ten alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.

Gaziantep baklavası, Antepfıstığı, tatlı sucuk ve pestil, kırmızı biber ve baharatlar Gaziantep’te yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.

Alışveriş merkezleri şehrin en işlek merkezleri olan Mütercin Asım, Gaziler, Suburcu, Kargöz ve Şıhcan caddeleri ile yeni yerleşim alanlarının bulunduğu Değirmiçem ve Sarıgüllük bölgelerindedir. Ayrıca Belediye Pasajı, Büyük Pasaj, Söylemez Pasajı, Halep Pasajı, Suriye Pasajı ve Kurtuluş Pasajları alış veriş yapılabilecek yerlerdir.

Gaziantep’ e nasıl gidilir?

Karayolu: Karayolu bağlantısı ile Osmaniye üzerinden Adana ve Mersin’e, Birecik Köprüsü üzerinden Şanlıurfa ve Diyarbakır’a, Narlı üzerinden Kahramanmaraş ve Malatya’ya, Fevzipaşa ve İslahiye üzerinden Hatay’a, Kilis üzerinden Halep (Suriye)’e, Kilis’ten ayrılan bir yolla Hassa üzerinden yine Hatay’a, Araban ve Pazarcık üzerinden Adıyaman’a gidilebilinir.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Gaziantep hem kara hem demir yolu ulaşımında güneyden ve Akdeniz’den doğuya ve kuzeye giden yolların kavşağında ve GAP’ın da girişinde bulunmaktadır. Karayolu ulaşımı yönünden bir düğüm noktası olan Gaziantep İpek Yolu’nun da önemli merkezlerindendir.

Havayolu: Gaziantep Oğuzeli Havaalanı kent merkezine 20 km. mesafede yer almaktadır. Havalimanına kent merkezinden Türk Hava Yolları önünden kalkan servis araçları ile ulaşmak mümkündür.

Gaziantep-Oğuzeli uluslararası hava alanından Ankara ve İstanbul’a her gün ayrıca haftada üç sefer olmak üzere İstanbul’a direkt uçak seferleri yapılmaktadır. Haftada bir günde bağımsız Devletler Topluluğu’ndan Azerbaycan’a uçak seferi yapılmaktadır. Uluslararası Hava taşımacılığın da yapıldığı havaalanı GAP’ın tam olarak devreye girmesiyle çok yakın bir gelecekte bölgemizin Ortadoğu’ya açılan hava trafiğinin merkezi durumuna gelecektir.

Gaziantep-Oğuzeli Havaalanından hac mevsiminde Suudi Arabistan’ın Cidde şehrine uçak seferleri düzenlenmektedir.

Demiryolu: Haftada üç gün Toros Expresi Gaziantep-İstanbul seferi yapmaktadır. Ayrıca İstanbul’dan gelip Suriye’ ye giden Halep Expresi de ilin İslahiye ilçesi sınır kapısından Suriye topraklarına girmektedir. Dülük, Nizip, Karkamış’a her gün sefer tren seferleri yapılmaktadır. Ayrıca Narlı İstasyonu da Karkamış İstasyonu’ndan Halep-Bağdat demiryoluna bağlanır.

Gaziantep’e Atananlara Tavsiyeler

Kalacak yer ve sosyal hayat bakımından oldukça güzel bir şehir. Her bütçeye uygun ev bulunabilmekte.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

9.Kilis

Yüzölçümü:  1.243 km²

İl Merkezi Nüfusu: 84.184 (2011)

Toplam Nüfusu: 124.452  (2011)

İl Trafik No: 79

İl Telefon Kodu: 348

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir sınır Şehri olan Kilis, tarihi höyükleri, kaleleri camileri ve kebapları ile görülmesi gereken bir ildir.

İçeler: Kilis (merkez), Elbeyli, Musabeyli, Polateli

COĞRAFYA

Gaziantep platosunun güneybatısında yer alan Kilis’te yaklaşık 7600 hektarlık saha ormanlarla kaplıdır. Zeytin ve bağcılık başlıca tarım ürünleridir. Ayrıca bitki örtüsünde kızılçam, kermez meşesi, palamut meşesi, pınar meşesi, tespih ağacı, ardıç, sakız ağacı, melengiç, antepfıstığı ve sumak yer alır.

Kilis av hayvanları bakımından zengin bir potansiyele sahiptir.

İklim genel karakterleri itibariyle Akdeniz İklimi içinde yer alır. Yazın sıcak ve kurak, kışın soğuk ve yağışlı geçer.

TARİHÇE

Orta Tunç Çağı’na kadar uzanan eski bir yerleşim merkezi olan Kilis ve Çevresine Hurriler, Mintanni, Asur, Hitit, Pers, Makedonya, Roma ve Osmanlılar hakim olmuşlardır. Kilis 1995 yılında il olmuştur.

Kültür ve Turizm

GEZİ VE MESİRE YERLERİ

Karataş Parkı (Cumhuriyet Parkı)

Akpınar

Söğütlüdere

Ravanda Kalesi:

Kale, Kilis’in 24 km kuzeyinde bulunan Polateli İlçesine bağlı Belenözü Köyünün yanındadır. Etrafı açık, ufuklara hakim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur. Dağın eteğinden Afrin Çayı geçmektedir. Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan kısmı iç kaledir. Dış kale duvarlarının bazı yerlerinde döküntüler ve temeller kalmıştır. Hititlilere kadar uzanan eski bir tarihi vardır. Bizans eseri olduğu ifade edilen kaleye islami devirlerde ilaveler yapılmıştır.

Höyükler

Oylum Höyük:

Oylum höyük, Anadolu,Suriye,Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük her dönemde iskan görmüş bu nedenle arkeolojik açıdan son derece önem taşımaktadır.

Ayrıca Kilis İlindeki Höyükler şöyle sıralanmaktadır. ÇATAL HÖYÜK, KUMSURUN HÖYÜK, LEYLİT HÖYÜK, YAVUZLU HÖYÜK, SİNNAP HÖYÜK, BELENTEPE HÖYÜK, POLATBEY HÖYÜK, KARAMELİK HÖYÜK, MURAT HÖYÜK, TAŞLIBAKIR HÖYÜK, KUMLUDERE HÖYÜK, ÇÖRTEN HÖYÜK olarak sıralanmaktadır.

CAMİ VE MESCİTLER

 Osmanlı Devleti kayıtlarına göre Kilis’te 55 cami, 10 mescit bulunmakta. Ama bunlardan 11 cami, 2 mescit günümüze ulaşabilmiş; 13 cami sonradan yapılan onarımlarla özgünlüğünü yitirmiş; 31 cami de tamamen yok olmuştur.

Ulu Cami, Alacalı Cami, Akcurun Camisi ve Ali Çavuş Camisi Osmanlı Dönemi öncesi yapılardır.

Bu dönem yapılarından Ali Çavuş Camisi’nin  adı kalmış; Alacalı Cami onarımlarla özelliğini yitirmiş olup; özgünlüğünü koruyarak günümüze ulaşabilen sadece Ulu Cami ile Akcurun Camisinin minaresidir.

Diğer cami ve mescitler Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi yapılarıdır.

Osmanlı Dönemi Öncesi Yapılar

Ulu Cami (Cami-i Kebir)               

Akcurun Camisi

Alacacı Camisi (Katran Camisi)

Osmanlı Devleti Döneminde Yapılan Camiler          

Tekye Camisi  (Tekye Camisi)

Hacı Derviş Camisi

Kadı Camisi  (Kara Kadı Camisi)

Muallak Camisi (Hasan Bey Camisi)

Hindioğlu Camisi

Çalık Camisi

Pirlioğlu Camisi

Hasan Attar Camisi

Zeytinli Camisi

Cüneyne Camisi

Şeyh Hilal Camisi (Şeyh Ahmet Camisi)

Şeyh Süveden Camisi (Hacı Özbek Camisi)

Tabakhane Camisi

Murtaza Ağa Camisi

Şeyh Süleyman Camisi ( Şeyhler Camisi)

Kürtler Camisi

MİNARELER

Mehmet Paşa Camisi Minaresi

Şeyh Camisi Minaresi

TEKKE VE ZAVİYELER

Şurahbil Bin Hasene (Şör Habil Hasene) Zaviyesi

Şeyh Efendi Tekkesi (Nakşibendi Tekkesi)

MEVLEVİHANELER

Tekke Mevlevihanesi (Tekye Mevlevihanesi)

TÜRBELER

Hıristiyan Bizans ile Müslüman Arap Devletleri arasında kalan yöre toprakları, din amaçlı pek çok kanlı çatışmaya mekan olmuştur. Kilis ve yöresindeki türbelerin çoğu, bu kutsal amaç uğrunda şehit olmuş din ulularına aittir.  Kilis’te meşhedlik (şehitlik) adı verilen mahalle, bu yörelerden biri olup, geçmiş yıllarda buradan geçen Kilisliler, ölenlere saygı gereği ayakkabılarını çıkarırlarmış.

Şeyh Mansur Türbesi

Şeyh Muhammed Bedevi  Türbesi

Şem’ un Nebi Türbesi (Küt Küt Dede Türbesi)

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

HAMAMLAR

Kilis’te taşınmaz kültür varlığı olarak günümüze ulaşan beş tane hamam vardır. Eskiden bu hamamlar, katı evsel atıkların (yöredeki adı külhan zibili) yakılmasıyla ısındığından (külhanda yanan zibilin külüne  kursümbül / kursünbül denir; duvar sıvasında ve damlarda dolgu malzemesi olarak kullanılır) ve kentte bugünkü gibi vahşi çöp deponi alanı olmazmış. Bu alışkanlık yöre ağzında külhan zembili (külhanda yakılacakların doldurulduğu hasırdan yapılmış araç), külhan zibili (hamamda yakılmak üzere toplanan katı atıklar), külhan şilifi (külhanda yakılacakların doldurulduğu kıldan yapılmış büyük torba), külhancı eşeği (külhan zibili ve külhan şilifi taşıyan eşek) gibi söz öbekleri doğurmuştur.

Belirttiğimiz bu hamamlar haç planlı, dört eyvanlı ve köşe hücreli olup; hepsinde, soğukluk, ılıklık, sıcaklık bölümleri vardır. Kilis’teki hamamlarda bir de mağdas adı verilen su tekneleri bulunmaktadır. Farklı din ve inançlı kişilerle birlikte yaşayan Kilisli bu mağtasları Yahudilerin kullanması için yapmış, yaptırmıştır.

Eski Hamam

Hoca Hamamı

Paşa Hamamı

Hasan Bey Hamamı (Çukur Hamamı)

Tuğlu Hamamı (Yeni Paşa Hamamı, Daltaban Paşa Hamamı)

KASTELLER

Akcurun Kasteli :

Ayınönü Kasteli :

Küçük Çarşı Kasteli :

Kurdağa Kasteli :

İspir Paşa Kasteli :

Eski Hamam Kasteli :

Ne Yenir?

Geleneksel kültürü yansıtan yöresel yemeklerin tadı ve görüntüsü ile oldukça etkileyicidir. Kilis’te yapılan kebap çeşitleri özel baharatlarla tatlandırılarak dumanı üstünde servis yapılmaktadır.

Kilis Tava:  Kıyma, biber, soğan ve patates kullanılarak yapılır.

Kilis mutfağı kendine has yemekleriyle zengin bir yapıya sahiptir. Yemekler, “günlük pişen yemekler” ve “özel günlerde yapılan yemekler” olmak üzere ikiye ayrılır. Yemeklerin temelini et ve bulgur oluşturur. Bunun yanında sebze ağırlıklı yemeklerde mevsimine uygun olarak yapılmaktadır, yemeğin özelliğine göre çeşitli baharatlar kullanılır.

Kilis Tava, Ekşili Malhıta, Lebeniye, Oruk, Züngül, Burma Tatlısı, Peynirli İrmik Tatlısı, Şıhılmahşi, Sucuk Hapısası, Kilis Kebabı, Teşrübe, Haytayla, Katmer, Gerebiç, Bulamaç, Kabak Bastı… yenilebilecek bazı yemek çeşitleridir.

YAPMADAN DÖNME

Doğal güzellikleri ile ünlü Kilis’in mesire yerlerini gezmeden,

Kilis pekmezinin ve yöresel kebap çeşitlerinin tadına bakmadan,

İlde bulunan tarihi höyükleri, camileri ve Ravanda Kalesini ziyaret etmeden

…Dönmeyin.

Kilis ‘e Atananlara Tavsiyeler

Kalacak yer bakımından oldukça hesaplı bir şehir.

OTOBÜS BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

UÇAK BİLETLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

KONAKLAMA YERLERİNİ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

2018 Yaz Mevsimine Özel Muhteşem Etkinlikler

Yaz mevsimine girdiğimizden artık havalar iyice kendini hissettirdi. Başka nasıl anlarız derseniz ; birçok mekanda konserler,sahne şovları,özel etkinlikler,partiler,festivaller ve daha nicesi başlamış durumda.

 

Haziran ayında başlayan bu muhteşem etkinlikler Kasım ayına kadar sürecek. Siz de buralarda yerinizi almak isterseniz yakala.co ayrıcalığıyla birçok noktadan onlarca etkinliğe gitmek bir tık uzağınızda. Bildiğiniz üzere yakala.co bu alanlarda Türkiye’nin en iyi ve güvenilir adresi. İşte bu yazı dolu dolu geçirecek etkinlikleri sizler için toparladık. Resimlere tıklayarak yakala.co dan biletlerinizi satın almaya başlayabilirsiniz. Hadi çabuk olun biletler tükenmeye başladı bile…