HAYDİ ÇOCUKLAR KİTAP OKUMAYA

ÇOCUKLARIMIZA OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMANIN YOLLARI NELER OLABİLİR?

Bir önceki yazımız olan ” OKUMADAN GEÇMEYİN “  de tamamlayamadığımız derin mevzumuza kaldığımız yerden devam edelim. Çocuklarımız neden kitap okumayı sevmiyor?

 

Elbette bu tek bir yazıda çözümlenebilecek kadar basit bir mesele değil. Takdir ederseniz ki ben de o kadar yetkin biri değilim 🙂 Ama paylaştıkça çoğalan ve mutluluk veren en güzel şeylerden biridir bilgi ve bu konuda edindiğim tecrübeler belki sizinde hoşunuza gider. En azından konuya kıyısından köşesinden bir giriş yapmış oluruz ne dersiniz?

Daha öncede bahsettiğimiz gibi hızlı tüketen bir nesille karşı karşıyayız çocuklar bir şeyi istediklerinde, daha dumanı tepesindeyken ebeveyn gerçekleştirmiş oluyor 🙂 Ve çocuk çok kısa sürede sıkılıp yeni bir şey istiyor. Yani çok ilgisini çekmediği müddetçe uzun uğraşlarda bulunmuyor. O yüzden okumaya başlarken de sıkılabileceği, yaşının üzerinde, uzun ve küçük puntolu kitaplar yerine daha kısa ve eğlenceli kitaplar tercih edilmeli. Ayrıca çocuk kitabı diye satılan her kitaba gözü kapalı güvenmemeliyiz. Yazı sitilini, resimleri her şeyden önce içeriği ince eleyip sık dokumak ebeveyn olarak bizim vazifemiz. Vaktimiz varsa eğer çocuğumuza okutacağımız kitabı önceden okumak içimizi rahatlatacaktır.

Çocuğa arada bir “Kitap Oku” demekle kitap okumayı sevdiremeyiz. Oturup onunla birlikte okuma saatleri yapmalıyız. sakın vaktim yok demeyin nelere kaçar saat ayırdığımızı önceki yazımızda konuşmuştuk 🙂 Günlük rutinlerimize göre bir plan yapmalı ve çocuğumuzun da fikrini alarak takvimimize bir de okuma saati eklemeliyiz. Adeta yemek saati, uyku saati gibi kitap okuma saatimiz olmalı, 20 dakikayla bile başlayabilirsiniz ama sarkmamalı, ertelenmemeli, ertelenirse de telafisi muhakkak yapılmalı! Ayrıca bu okuma saatlerinin sonunda kaç sayfa okunduğunu kendimizin ki de dahil ederek not almalı, okuma takibi yapmayı ihmal etmemelisiniz. Düzenli takip başarıyı kolaylaştıracaktır. Arada bir küçük düellolar ortak belirlediğimiz sayfa sayısına göre küçük ödüller işi iyice eğlenceli hale getirecektir. Yalnız ödül çıtasını küçük tutmanızı öneririm. Pekiştirme niyetiyle verilen hediyeler çocuğun gözünde asıl amaç haline gelmemeli. Babanın patlatacağı bir mısır, çiğköfte, hamburger gibi atıştırmalıklar veya küçük küçük hediyeler…Çocuğunuzun yaşına, cinsiyetine, ilgisine ve isteklerine göre belirleyebilirsiniz. İstediği büyük hediyeler için büyük okuma kurları planlayabilirsiniz. Yalnız cılkını çıkarmadan 🙂 Sonra sevdirelim derken hepten soğutmayalım veletleri 🙂

Çocuk kitabı bitirdikten sonra muhakkak kritiğini yapmalı, neler anlatıldığını sormalıyız. Çocuğa direk ne anladın dersek belki toparlayamayabilir fakat en çok neresini sevdin ? Nereyi beğenmedin ? Sen olsan ne yapardın ? Bu kitabı arkadaşlarına önerir misin ? gibi sorularla o kitap hakkında ki genel düşüncesini öğrenebiliriz. Böylelikle çocuğumuzun hangi tarz kitaplardan daha çok hoşlandığını anlamış oluruz. Tek bir kitapta bunu anlamamız mümkün değildir o yüzden pes etmemeli çocuğun “bittiğine üzüldüğü kitabı” bulana kadar farklı tarzda kitaplar okutmalıyız.Emin olun en sonunda birini sevecektir. Küçük kardeşim fıkra kitaplarına bayılırdı. İlk etapta bana garip gelmişti, hikaye değil, masal değil fıkra ilginç 🙂

Sözün özü her çocuk bir olmuyor.Unutmayalım ki çocuğun ilgisini alakasını keşfedip ona göre yönlendirmeler yapmak öğretmenden önce ebeveynin vazifesidir. Herkes çok kitap okumak zorunda değil ya da okumayı sevmemek büyük bir ayıp, eksiklik değil. Fakat mevcut eğitim sisteminde okumayı sevmek ve bunu küçük yaşlardan itibaren alışkanlık haline getirmek onun lehine olacaktır 🙂 HEPİMİZE ŞİMDİDEN KOLAY GELSİN 🙂

“OKUMADAN GEÇMEYİN” yazısı için tıklayınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir